(1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.02.2007 tarih ve 2005/29-2007/15 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile müvekkilinin işyerinde kredi kartı alışverişlerinde kullanılan pos cihazından yabancı bir müşterinin alışveriş yapması sonucu kredi kartı geçirilip provizyon verildiği halde satış tutarının müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 2.200.000.000 TL'nin işlem tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, yurt dışı kart sahibi bankaca sahte işleme dayalı olarak kartın bloke edildiğini, müvekkilinin sahte işlem nedeniyle ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacı işyerinin sözleşmede öngörülen sorumluluklarını tam olarak yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı ile yaptığı sözleşme uyarınca kredi kartları ile yabancı uyruklu kişiye satış yaptığı, kredi kartlarının çalıntı olduğu, basiretli tüccar gibi satış yaptığı kişinin kimlik bilgilerini gördüğü, satışa provizyon verildiği, kendisine yüklenecek bir kusurun olmadığı, fatura ve diğer belgelerle satışın gerçek olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.200.00 YTL 23.04.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, işyeri üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Ancak, davacının, kredi kartları vasıtasıyla yaptığı satışı slip bölme suretiyle gerçekleştirdiği, sözleşmeye aykırı davrandığı, kredi kartını düzenleyen bankalarla yapılan yazışmalar sonucu verilen cevaplar dikkate alındığında davalının finansal riskinin mevcut olduğu, uluslararası kredi kartlar kuralları ve sözleşme hükümleri uyarınca satış bedellerini belli bir süre bloke etme hakkının bulunduğu sabit olduğuna göre, davalının satış tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy