(5846 S. K. m. 66)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.03.2007 tarih ve 2006/67 - 2007/74 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Bakanlığın Ankara Polis Akademisi hizmet binası olarak tasarlanan mimari yapının projesinin müellifinin müvekkili şirketin ortağı olan E. Ö. U. olduğunu, bu kişinin projeden doğan haklarını müvekkili şirkete devrettiğini, eser sahibinin proje değişiklik ihalesine çağrıldığını, davalının fiyatı yüksek bulduğunu ve başka birine tadilat projesi yaptırarak inşaata başladığını, 5846 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi gereğince müvekkilinden izinsiz olarak mimari yapıda değişiklik yapılmasının mümkün olamayacağını, tadilat projesinin ancak müvekkiline hazırlatılabileceğini ileri sürerek, mimari yapıdaki inşaatının önlenmesini, şimdilik anasözleşme ve telif eser projesi sebebiyle 2004 yılı itibariyle doğmuş bulunan proje tadil telif alacağından şimdilik 6.000 YTL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, eser sahibinin projesine uygun olarak yapılan D Blok sosyal tesis inşaatının kaba inşaat olarak kaldığı, bundan sonra yapılan dava konusu değişikliklerin, bilgi işlem ve operasyon merkezi olarak kullanılması amacına matuf olarak iş mekanlarda gerçekleştirildiği, binanın dış görünüşü ve taşıyıcı sisteminin aynen korunduğu, bu değişikliğin önlenmesi ve davacıya yaptırılmayan tadilat projesinin bedelinin tahsilinin bu davanın konusunu oluşturduğu, E. Ö. U.'un, anılan Kanun'un 2/3 ncü maddesi uyarınca eser niteliği taşıyan ana projenin sahibi olduğu, projenin uygulanması ile ortaya çıkan mimari yapının estetik niteliğini haiz olması halinde aynı Kanun'un 4/3 ncü maddesi uyarınca güzel sanat eseri olarak korunabileceği, kaba inşaat olarak bırakılan binanın estetik niteliğinin olmadığı, mimari yapıdaki değişikliğin engellenmesinin de eser olmaması nedeniyle mümkün olamayacağı, bir an için eser sayılsa dahi, haklı sebeple, devlet ihtiyacı nedeniyle zorunlu olan değişikliğin, mimarın şeref ve itibarını zedelemeyecek nitelikte olduğu, öte yandan, ana projeden doğan hakların davacı şirkete devir edildiği ve E. Ö. U.'un bu davayı kendi adına değil, şirketi temsilen açtırdığı, eserdeki değişikliği önleme yetkisinin manevi hak olduğu ve davacı şirkete geçmediği, eser sahibinde kaldığı, anılan Kanun'un 16/3 ncü madde koşullarının da oluşmadığı, ilk mimari projesinin değiştirildiği iddiasının da eser sahibinin yetkisinde olduğu, zaten mimari projede değil, mimari yapıda değişiklik yapıldığı, zira ana proje uygulanmakla mimari yapının ortaya çıktığı, artık mimari yapının, o da estetik değeri varsa korunmasının söz konusu olacağı, projenin aynen veya değiştirilerek tekrar uygulanmasının söz konusu olmadığı, diğer yandan davacının tadilat proje bedelinin tahsili istemine gelince; davacının önerdiği ihale bedelinde anlaşma sağlanamadığı, bunun üzerine davalının kendi memurlarına tadilat projesi yaptırdığı ve uygulattığı, bunun iç mekanlarla sınırlı bir değişiklik olduğu, bu projenin bağımsız ve davacının projesinden farklı olduğu, işlenme eser olmadığı, tadilat projesini davalı dahi yapsa bedelinin davacıya ödenmesi iddiasının hukuka uyarlığının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)