(634 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.04.2007 tarih ve 2006/1145-2007/438 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerinin davalı yönetimin gerekli bakım ve özeni yerine getirmemesi sonucunda, kalorifer kazanında meydana gelen arıza nedeniyle oluşan su baskınında zarar gördüğünü ileri sürerek, sigortalıya ödenen 1.358,00 YTL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumetten reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, taşınmazın ortak yerlerinde oluşan arıza üçüncü kişiye zarar vermiş ise, zarar görenin zararını kat maliklerine yönelteceği dava ile isteyebileceği, davalı yönetimin tüzel kişiliği ve bu davada kat maliklerini temsil yetkisi olmadığı gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticari Paket Sigorta Poliçesine dayalı olarak, işyeri zarar gören sigortalısına hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20 nci maddesi gereğince, bağımsız bölüm malikleri haksız fiile dayalı bu borçtan arsa paylarına isabet eden oran dahilinde sorumludurlar.
Somut olayda, davacıya sigortalı işyeri, bina kaloriferinin arızalanması üzerine oluşan su baskınında zarar görmüş, davacı zarar bedelini ödemiş ve davalı aleyhine bu davayı açmış olup, mahkemece olayın gerçekleştiği binanın tapu kayıtları getirtilmeksizin davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, olayın gerçekleştiği binanın tüm tapu kayıtları getirtilerek, davalı Kemal'in arsa payı var ise payı oranında sorumlu tutulması gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy