(4721 S. K. m. 2) (6762 S. K. m. 54, 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.05.2007 tarih ve 2004/189 - 2007/251 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ.A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili şirketten sonra kurulduğu halde müvekkili şirketin unvanında bulunan S... ibaresini kendi unvanında kullanarak iltibasa neden olduğunu, ayrıca davalılardan Emil ve Elçin'in daha önceden müvekkili şirkette çalışıyorken ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başladıklarını ve müvekkili şirketin müşteri portföyünü davalı şirkete aktardıklarını, bu durumun müvekkilinin maddi ve manevi zararına neden olduğunu, aynı zamanda davalıların eylemlerinin haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespit ve meni ile, davalı şirketin unvanında bulunan S... ibaresinin silinmesini ve 25.000.YTL maddi, 50.000.YTL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, S... ibaresinin iltibasa neden olmadığını ve müvekkillerinin haksız rekabete neden olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her iki şirketin unvanında bulunan S... ibaresinin vurgu farklılığı nedeniyle iltibasa neden olmadığı, ayrıca davalılardan Sevgi ve B.'nin davalı şirketin ortakları oldukları ve şirketin işlemlerinden tüzel kişiliğin sorumlu olduğu, bu nedenle adı geçen davalıların pasif husumetlerinin bulunmadığı, diğer davalılar ile davacı arasında hizmet akdinin bulunduğu ve davalıların bu sözleşmeye aykırı davrandıkları iddiasının îş Mahkemesi'nin görev alanına girdiği gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın reddine, davalı Sevgi ve B.'nin yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar yönünden mahkemenin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın görevli İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacının ticaret unvanının davalı tarafından kullanıldığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile S... ibaresinin davalı unvanından terkini istemine ilişkindir.
TTK'nun 54'üncü maddesi, daha önce kullanılan bir unvanın daha sonra bir başkası tarafından kullanılmasının yasaklanması suretiyle, ticaret unvanını koruma altına almıştır. Aynı yasanın 56'ncı maddesi ise, iktisadi rekabetin her türlü suiistimalini yasaklamıştır. Yasadaki bu sınırın aşılması MK'nun 2'nci maddesinde yazılı bulunan objektif iyi niyet kurallarına aykırı biçimde ekonomik rekabetin kötüye kullanıldığı hallerde meydana çıkmaktadır. Karışıklığa meydan verebilecek bir ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa yol açılması, yalnız başına iyi niyet kurallarına aykırı bir davranış olarak kabul edilmelidir. Bilindiği gibi iltibas unsurunun varlık kazanması için aranan en önemli unsur başkalarının emek ve masraf yapmak suretiyle elde ettiği haklı şöhrete ortak olmak ve bu benzerlikten yararlanma yollarını denemektir.
Somut olayda, davacı şirket S................. Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti. şeklindeki ticaret unvanını 1996 yılından beri kullanmakta, davalı ise S. Trans Nakliyat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. şeklinde ticaret unvanını 2002 yılından beri kullanmaktadır. Davalı şirket ortakları olan davalılar B. ve Sevgi'nin davacı şirketin eski çalışanları olan davalılar Emin ve Elçin'in eşleri olmaları nedeniyle davacı şirketin unvanını bilmemeleri de mümkün değildir.
Diğer yandan, davacı ve davalı şirketlere ait unvanların her ikisinde de S... ibaresi ortak olup, bu ibare ticaret unvanında çekirdek unsurdur. Bu itibarla her iki unvandaki diğer ibarelerin ayırt edicilik unsuru olmadığı gibi görsel ve işitsel olarak iltibasa neden olabilecek derecede benzerlik vardır. Her iki şirketin aynı işkolunda ve aynı bölgede faaliyette bulunması da iltibası artırmaktadır. Bu nedenle, davacının uzun yıllar kullandığı bu ibarenin kazandığı ün ve müşteri potansiyelinden, davalı şirketin aynı ibareyi kullanmak suretiyle, aynı iş kolunda çalışmaya başlanması açıkça unvan tecavüzü oluşturmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın ele alınıp, S... ibaresinin davacı unvanına tecavüz ve iltibasa neden olduğunun kabulü ile, TTK'nun 54'üncü maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti ve oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, S... ibaresinin iltibasa neden olmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy