(818 S. K. m. 46, 53) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.04.2007 tarih ve 2004/259-2007/140 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ.A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin içinde bulunduğu araç ile davalıların sürücü, malik ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu müvekkilinin belden aşağısının felç olacak şekilde yaralandığını, bu nedenle işgöremez durumda ve başkasının bakımına muhtaç durumda olduğunu ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 122.550,97.-YTL maddi ve 5.000.-YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, müvekkilinin kusura göre poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar Duran, Ali, F. Otobüsçülük Şirketi vekilleri ile davalı Mehmet, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının içinde bulunduğu araç ile bir kısım davalıların sürücü ve malik oldukları aracın çarpışması sonucu davacının % 100 malûl olacak şekilde yaralandığı, davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, davalı sürücü Duran'in ise tam kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, davalılar Mehmet ve F. Otobüsçülük şirketi hakkındaki davanın reddine, 122.550,97.-YTL maddi ve 5.000.-YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte diğer davalılardan tahsiline (davalı sigorta şirketinin maddi tazminattan limit ile sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, trafik kazasında yaralanan davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın, zarar veren araçların malik, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısından tazmini istemine ilişkindir.
BK'nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulanmasına göre, hukuk hakimi, gerek ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, kusur oranının belirlenmesi yönünden bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, sadece maluliyete ilişkin zararın saptanması için bilirkişi raporu alınmış, kusur yönünden ise, davalı sürücülerin sanık olarak yargılandığı asliye ceza mahkemesinin ilamında esas alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davalı sigorta şirketinin sigorta ettiği araç sürücüsü Duran'ın tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki, hükme esas alınan ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararının kesinleşip kesinleşmediği de belli değildir.
Bu itibarla, mahkemece, hükme esas alınan ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, şayet kesinleşmedi ise kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, mahkemece, trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasına yönelik maluliyetinin ne olduğuna yönelik herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan SSK'nın aylık bağlama cetvelinde % 100 maluliyete ilişkin belirleme esas alınarak davacının işgörmezlik tazminatı belirlenmiştir.
Oysa, mahkemece, davacının yaralanma nedeniyle tedavi gördüğü hastanelerden tüm tedavi kayıtlarının dosya içine getirtilerek uzman bir bilirkişi veya heyetinden davacının maluliyetine ilişkin denetime elverişli rapor alınması ve belirlenen bu maluliyete göre davacının işgörmezlik tazminatı ile varsa bakıcı giderinin belirlenmesi, davalı F. Otobüsçülük Ltd. Şti.'nin zorunlu trafik sigortacısı olan dava dışı I. Sigorta şirketinin davacıya yapmış olduğu herhangi bir ödemenin olup olmadığına ilişkin tarafların beyanlarının alınması ve şayet anılan sigorta şirketi tarafından davacıya bir ödeme var ise, bu ödemenin hesaplanacak maddi tazminat miktarından düşülmesi ve oluşacak sonuca göre davacının işgörmezlik ve bakıcı giderinin belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, mahkemece, davalı sigorta şirketinin hükmedilen maddi tazminattan limiti oranında sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, dosyada mevcut sigorta poliçesine göre davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu limit 40.000.-YTL olup, gerek gerekçede ve gerekse hükümde davalı sigorta şirketinin ne miktar limit ile sorumlu olduğu belirtilmeden, genel bir ifade ile maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğuna ilişkin eksik gerekçe ile ve infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4- Bununla birlikte, ZMSS. Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlüdür.
Davalılardan sigorta vekili, hükmü bu yönden de temyiz etmiş olup, diğer davalılar bakımından hükmolunan tazminat miktarı, poliçe limitini aştığına göre, davalı sigorta şirketinin vekalet ücreti ve yargılama giderinden poliçe limitinin hükmolunan tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulması gerekirken, diğer davalılar ile birlikte tamamından sorumlu olacak şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
5- Öte yandan, davacı taraf gerek dava dilekçesinde ve gerekse ıslah dilekçesinde davalı sigorta şirketinin sigorta limiti olan miktarla sınırlı olarak sorumlu tutulmasını istememiş, bilakis maddi ve manevi tazminatın tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, yazılı şekilde maddi ve manevi tazminatın kabulüne ve davalı sigorta şirketinin maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olduğuna karar verilmiş, dolayısıyla, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti üzerindeki fazla istemin reddine hükmedilmiştir. Bu itibarla, davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddedilen miktarı üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanacak vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi yararına hükmedilmesi gerekirken, eksik vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılan bentlerde açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy