(2004 S. K. m. 67) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. B.3.1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.12.2006 tarih ve 2006/147-2006/816 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.G.B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigortalı bulunan aracın çalınmasına rağmen, davalı tarafından ödemede bulunulmadığını, alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalının haksız olarak kısmi itirazda bulunduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin itiraz edilen kısım olan 11.975. YTL üzerinden devamına, alacağın % 40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracın çalındığı ihbarı üzerine, çalınma tarihindeki rayiç bedelinin tespit edildiğini, davacıya teklif edilen bedelin kabul edilmediğini, bu miktarın icra dosyasına ödendiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, faizi kabul etmediklerini, alacağın likit olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosyadaki tüm belgelere göre, sigortalı aracın çalınması ve davalıya ihbarı üzerine, davalının aracın olay tarihindeki rayiç değerini 44.000. YTL olarak tespit edip icra dosyasına ödediği, aracın çalınması tarihinden davacıya ödeme teklifi yapılan 24.01.2006 tarihine kadar geçen sürenin, ihbar, aracın bulunması için güvenlik güçlerince yapılacak tahkikat, davalının kasko sigorta genel şartlarına göre yapacağı araştırma ve olay tarihindeki rayiç bedelin tespiti yönünden makul süre olduğu kabul edilip, davalının temerrüde düşemediği, temerrüt faizi de istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı aracın çalınması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın tazminatın ödenmesi başlıklı 3.3.3.2'nci maddesinde, çalınmış olan aracın bulunması ilgili makamlarca yapılacak araştırmalar 30 gün içinde sonuç vermediği takdirde sigortalı durumu ilgili makamlara başvurduğunu belgelemek suretiyle, sigortacıya bildireceği düzenlenmiştir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1'inci maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını sigortalıya bildirmek zorundadır. Bu düzenleme karşısında davalının temerrüde düşüp düşmediği hususunun belirlenmesi gerekirken, Sigorta Hukukunda yeri bulunmayan makul sürede ödeme yapıldığı davalının temerrüdünün söz konusu olmadığı gerekçesi ile faiz isteminin reddi yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy