(1086 S. K. m. 237) (818 S. K. m. 41, 49) (556 S. KHK. m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.04.2007 tarih ve 2005/266-2007/94 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tarafların unvanlarında geçen BİRİKİM ibaresini davalını, 17.08.1998 tarihinde marka olarak tescil ettirdiğini, ceza davası sonucu davacı unvanının önce tescilli olması nedeniyle, davacı şirketin yetkilisinin beraat ettiğini, 556 sayılı KHK.'nin 8/3 ncü ve 8/5 nci madde hükümleri uyarınca davalının marka tescilinin iptali gerektiğini ileri sürerek, anılan markanın terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, karşı dava açarak asıl davacının ticari faaliyete müvekkilinden daha sonra başladığını, asıl davacının 17.01.2001 tarihinde Birikim+Şekil markasının tescili başvurusunu TPE.'nin reddettiğini, bunun üzerine asıl davacının ATAÇBİRİKİM DERSANELERİ ibareli markasının 28.02.2001 tarihinde tescil edildiğini, iltibas oluştuğunu, müvekkilinin itibarının zedelendiğini ileri sürerek, müvekkilinin BİRİKİM markasına tecavüzün durdurulmasını ve giderilmesini, şimdilik 10.000.-YTL maddi, 5.000 YTL manevi tazminatın tahsilini, hükmün ilanını, karşı davalının markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Karşı davalı vekili, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, asil davada, dava konusu tescilin 17.08.1998 yılında yapılmasından itibaren 7 yıl geçtikten sonra açılan ve kötüniyetli tescil iddiasına dayanmayan davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, karşı davada ise dava konusu tescilin görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik içermediği, ataç ibaresinin eklenmesi, markanın yazı bölümünün şekilden daha küçük oluşu ve şekil unsurunun ön plana çıkarılması karşısında gerekli ayırt ediciliğin sağlandığı, ATAÇ ibaresinin küçük yazıldığına, ve BİRİKİM ibaresinin öne çıkartıldığına, diğer anlatımla, karşı davalının tescil ettirdiği şekilde markasını kullanmadığına ilişkin delillerin verilen süreye rağmen ibraz edilmediği, tescilli markanın aynen kullanımının da yasal olduğu gerekçesiyle, her iki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, davalının BİRİKİM ibareli marka tescilinin hükümsüzlüğüne, karşı dava, davalının ATAÇ BİRİKİM DERSANELERİ marka tescilinin hükümsüzlüğüne, BİRİKİM markasına tecavüzün durdurulması ve giderilmesine, maddi ve manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilanına ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki 3 nolu, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Karşı davada terkin istemi dışında kalan istemler bakımından karşı davacıya, ATAÇ ibaresinin küçük yazıldığına ve BİRİKİM ibaresinin öne çıkartıldığına, diğer anlatımla karşı davalının tescil ettirdiği şekilde markasını kullanmadığına ilişkin deli ibrazı için kesin süre verilmemiş olup, verilen süreye rağmen bu yönde delil ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın reddi isabetli değildir. Kaldı ki, dosya içerisinde ATAÇ ibaresinin küçük, BİRİKİM ibaresinin büyük yazılarak öne çıkartıldığına ilişkin tanıtım poşetleri ile bazı dergiler bulunmakta olup, bunlar mahkemece değerlendirilmemiştir. 17.11.2005 ve 28.12.2006 tarihli oturumda karşı davacı vekiline süre verilmiş ve ikinci kez verilen süre Yasa gereğince kesin ise de, kesin sürenin sonuçları hatırlatılmamıştır. Bu durumda, mahkemece karşı davacı vekiline, anılan hususa ilişkin başka delilleri varsa bildirmesi için usulüne uygun biçimde kesin süre verilmesi, kesin süre içinde başka delil sunulması halinde bunlar ve dosyaya girmiş bulunan anılan deliller hep birlikte değerlendirilerek, karşı davalının markasını tescil ettirdiği şekilde kullanmadığına ilişkin iddianın üzerinde yeterince durulması, sonucuna göre karşı davadaki terkin istemi dışında kalan istemlerin karara bağlanması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, karşı davada terkin istemi dışında kalan istemlerin reddine ilişkin hüküm bölümünün karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı-karşı davalı vekilinin karşı davada vekalet ücretine ilişkin hüküm bölümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile terkin dışında kalan istemlerin reddine ilişkin hüküm bölümünün karşı davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy