(818 S. K. m. 162)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.03.2007 tarih ve 2005/615 - 2007/93 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve asli müdahil İ. Bankası A.Ş vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.03.2009 gününde davacılar S. T. F. A. Holding A.Ş. avukatı Yusuf Kuz ve asli müdahil avukatı S. İ. ile davalılar avukatı Kadriye Uysal Gökçayır gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için tetkik hakimi A. O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lahiyalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkilinin dava dışı S. G. A.Ş.'ne ait hisselerin bir kısmının sahibi olduğunu, davalılar ile S. G. A.Ş. hissedarları arasında imzalanan hisse devir sözleşmesi ve revize edildikten sonra hisse devir satış tadil sözleşmesi adını alan sözleşme gereğince beher 5.000,00 TL nominal değerdeki 195.847.022 adet S. G. A.Ş. hisselerinin davalılarca satın alındığını, ancak bu hisselerden davacıya ait olan 8.246.154 adedi üzerinde hacizler olması nedeniyle hisselerin davalılara devredilemediğini, hacizlerin kaldırılmasından sonra S. G. A.Ş.'nin sermaye artırımına gittiğini ve şirketteki davacının paylarını beheri 1.00 YTL. Nominal değerde 328.254 adete düştüğünü, davalıların 480.000 USD'na 31.12.2005 tarihine kadar payları satın alma taahhütlerine uymadıklarını ileri sürerek, hisselerin 480.000 USD bedel karşılığında davalılara devrine, devir bedelinin ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davacının iyi niyetli olan davalılardan şirkete ait borçları gizlediğini ve bu konuda bilgi verilmediğini, davalıların çok büyük miktarda borç riski altına sokulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlara göre, davacının 31.12.2005 tarihli temlik sözleşmesi ile dava konusu alacağını İ. Bankası A.Ş.'ne temlik ettiği, BK'nın 162. Maddesi gereğince alacaklı sıfatının İş Bankası A.Ş'ne geçtiği ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, asli müdahale dilekçesi veren İ. Bankası A.Ş'nin ise bu dilekçesini gerek davacıya gerekse davalılara tebliğ ettirmediği, harcını yatırmasına rağmen duruşmada feri müdahil olarak davaya kabulünü istediği, davacının bu isteğe karşı çıkmadığı ve talep gibi feri müdahilliğe karar verildiği, bu nedenle İ. Bankası A.Ş.'nin asli müdahillik talebinden vazgeçtiğinin anlaşıldığı, bu durumda feri müdahil ile ilgili olarak ayrıca karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile müdahil İ. Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sözleşme gereğince belirlenen devir bedeli karşılığında davacıya ait dava dışı S. A.Ş. hisselerinin davalılarca devralınması ve devir bedelinin de davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Davacı sözleşmenin konusunu oluşturan ve yanlar arasında uyuşmazlık bulunmayan devir bedelini davadan önce müdahil İ. Bankası A.Ş.'ne temlik etmiştir. Eldeki davada hem sözleşmenin aynen icrası, hem de devir bedelinin ödenmesi istenmektedir. Devir bedeli müdahil bankaya davadan önce temlik edilmiş olduğundan temlik edenin bedele ilişkin davası dinlenemez ise de; davada sözleşmenin aynen ifası talebi açısından davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu gibi sözleşmenin hükümlerine davacının uymadığı savunması ileri sürülmüş olduğundan bu konuda mevcut olan çekişmenin giderilmesi açısından sözleşmenin tarafı olan davacı ile birlikte alacağı temlik alan müdahilin de davada bulunmasında usule aykırılık bulunmamaktadır. Zira, davacı, müdahil bankaya olan mevcut bir borcunu sürdürmek amacıyla sözleşme ile elde edeceği bir alacağını temlik etmiştir. O halde sözleşme gereğinde davacının alacağı iddiasına karşılık davalılar borcu inkar ettiklerine göre davacının temlike rağmen eldeki davayı açmasında hukuki yarar bulunmaktadır.
2- Müdahil Bankanın durumuna gelince, bankaca müdahale dilekçesi dava dilekçesi gibi harçlandırılmış ve davalılarca tebliğe çıkarılmış bulunmaktadır.
Usul hukukunda asli müdahale müessesesi ayrıca düzenlenmemiş olmasına rağmen yargısal uygulama ile asli müdahale davası benimsenmiş bulunmaktadır. Bu nedenle, iki kişi arasında belli bir şey veya hak konu edilerek açılmış ve derdest bir dava mevcut iken, üçüncü bir kişinin, dava konusu üzerinde kendisinin hak sahibi olduğunu iddia edip aynı mahkemede harç yatırmak suretiyle dava açması halinde ortada asli bir müdahale talebinin (davasının) bulunduğundan söz edilmek gerekir. Böyle bir durumda, asli müdahale davasının ilk davadan bağımsız ve ayrı bir dava olduğu, davalıların ise ilk açılan davanın tarafları, bir başka deyimle davacı ve davalıları olduğu ve asli müdahale davası hakkında ayrıca bir karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Bu şekilde açılmış bir müdahale davasına ilişkin dilekçenin tebliğe çıkarılmamış olmasından kaynaklanan usulü eksikliğin mahkemece müdahale talebinde bulunan yana önel verilmek suretiyle giderilmesi gerektiği gibi harcı yatırılarak usulünce dile getirilmiş bir asli müdahale isteminin mahkemece feri müdahale talebi olarak Kabulü de mevcut müdahale davasının varlığını ortadan kaldırmaz.
Tüm bu açıklamalar ışığında, asli müdahale talebinde bulunduğu açıkça ortada bulunan müdahil davacı Türkiye İ. Bankası A.Ş.'nin dilekçesinin mahkemece feri müdahale istemi olarak değerlendirilmesi ve bu yolda kurulan ara kararına açıkça karşı çıkılmadığından bahisle davadan önce temlik edilmiş alacakla ilgili olarak açılan asli müdahale davasının esası hakkında karar verilmemiş olması hatalı olmuş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına, 2 nolu bentte açıklanan nedenle de müdahil Banka yararına BOZULMASINA, takdir olunan 625,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ve müdahil bankaya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy