(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.02.2007 tarih ve 2006/878-2007/190 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından sigorta örtüsüne alınan işyerinin davalının konutundan sızan su sonucu hasara uğradığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 3.229.00 YTL tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, zararın müvekkili konutundan kaynaklanmadığını, ana tesisatın tıkanması sonucu oluştuğunu, tüm kat maliklerinin sorumlu bulunduğunu, oluşan hasarın arsa payına düşen kısmını kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, zararın davalının konutundan kaynaklanan su baskını sonucu ortaya çıktığı, zararın ödendiği rücu koşullarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Ancak, davalı, su baskının kendi konutundan değil, binanın ortak ana tesisatından kaynaklandığını, kendi konutuyla birlikte başka konutları da su bastığını, diğer konut sahiplerinin de dava edilmesi gerektiğini savunmuştur. Ekspertiz raporunda da sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın nereden kaynaklandığı tam olarak açıklanmamıştır. Öte yandan, davalı, zarardan tüm kat maliklerinin sorumlu olduğunu, kendi arsa payına düşen kısmi kabul ettiğini, aşan kısımdan sorumlu bulunmadığını beyan etmiştir. Hasarın kendi konutundan kaynaklandığı ve zararın tamamından sorumlu olduğuna dair bir kabulü yoktur. Bu durum karşısında, sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın nasıl meydana geldiğinin açıklığa kavuşturulması, davalının kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesi, davacı işyerinde meydana gelen gerçek zararın tespit edilmesi, iddia ve savunma da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy