(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.09.2006 tarih ve 2005/283 - 2006/570 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sürücü ve malik olduğu araç ile müvekkiline nakliyat sigorta sözleşmesi ile sigortalı fuel oilin taşınması sırasında aracın tek taraflı kaza yapması sonucu emtianın zayi olduğunu, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, talep edilmesine rağmen davalılar tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 5.075 YTL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sürücünün kusurunun bulunmadığını ve istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava nakliyat sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu taşımaya ilişkin fatura ile gümrük belgeleri dosya içine getirtilmediği gibi taşınan emtia konusunda uzmanlığı bulunmayan bilirkişi tarafından hazırlanan rapor hükme esas alınmış olup, hasar bedeli ekspertiz raporuna atıf yapılarak belirlenmiştir.
Oysa, davalılar taşıma nedeniyle oluşan gerçek zarardan sorumlu olmaları nedeniyle mahkemece, taşınan emtia konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de içinde olduğu kuruldan davalılar vekilinin bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazlar üzerinde yeterince duran ve denetime elverişli bir rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, çekişme konusunda uzmanlığı olmayan bilirkişiden alınan raporda belirlenen miktar esas alınarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy