(1086 S. K. m. 437)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.04.2004 tarih ve 2003/1160-2004/708 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Z. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken ortaklıktan istifa ettiğini, üyelik aidatı olarak toplam bedeli 10.540.000.000 TL olan senetler verdiğini, davalı kooperatifin aldığı toplam değeri 1.050.000.000 TL olan 3 adet senedi 3. kişilere ciro ettiğini, bu senetler için aleyhine icra takibi yapıldığını, senet bedelleri ve icra masraflarını haksız yere ödemek zorunda kaldığını, kooperatife yaptığı ödemenin toplam 11.090.000.000.-TL olduğunu, alacağın 4.590.000.000.-TL’lik kısmı için icra takibi yaptığını, takibe itiraz edilmesi nedeniyle itirazın iptali davası açıldığını, açılan bu davanın derdest olduğunu, ileri sürerek, bakiye 6.500.000.000.TL alacağın istifa tarihinden itibaren banka reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Antalya İcra Müdürlüğünün 2002/1792 sayılı takip dosyasında fazlaya ait haklarını saklı tutmadan 4.590.000.000.-TL talep ettiği, takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının kabul edilerek, kararın kesinleştiği, davacının yaptığı icra takibinde kısmi takipten bahsedilemeyeceği, açılan itirazın iptali davasının da kısmi dava olarak açılmadığı, bu davanın kesinleştiği, önceki hükmün bu dava için kesin hüküm teşkil edeceği artık bundan sonra tekrar dava açarak bakiye alacağın istenemeyeceği, ancak davacının sadece üyelikten ayrıldığı tarihten sonraya tekabül eden 30.06.2001 vadeli bono yönünden talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 350.000.000 TL’nin 30.06.2001 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatifin ortağı olan davacının istifası sonrasında, ödediği aidatların tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının bu dava öncesinde davalı aleyhine aidat alacağının tahsiline ilişkin olarak başlattığı takip ve sonrasında davalının itirazı üzerine açtığı itirazın iptaline ilişkin davada, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmaması sonucunda, ödediği aidatlardan zımnen feragat edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, tüm dosya içeriği, davacının davalı aleyhine başlattığı takibe, davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptaline ilişkin dava dosyasından davacının ödediği ve davalıdan tahsil etmediği aidat kısmından, açıkça veya zımnen feragat ettiği anlaşılamamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacının tahsil etmediği aidatlardan zımnen feragat ettiğinin kabulü doğru görülmediğinden, davanın esasına girilmesi ve sonucuna karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)