(818 S. K. m. 21)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.10.2007 tarih ve 2003/726 - 2007/837 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde üzerinde taraflar ve avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi A. A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin miras yolu ile edindiği dava dışı S. K. ve Madeni Eşya San. ve Tic.A.Ş.'ne ait nama yazılı hisse senetlerinin müvekkilinin emredici hükümlerine hulus ve saffetinden, müzayaka durumundan yararlanılarak davalı tarafından TTK'nun aykırı olarak devralındığını ileri sürerek, devir işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın dayandırıldığı BK'nun 21. maddesinde yazılı bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı iddialarının da doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre davacının murisi K. K.'dan gelen pay ile dava dışı anonim şirkete ortak olduğu, 24.01.2002 tarihli sözleşme ile davacının dava dışı şirketten ayrıldığı, davacının hulus ve saffetinden ve müzayaka durumundan istifade iddiasının kanıtlanamadığı, gabin iddiasının bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıya eşinden veraseten intikal eden ve diğer iki mirasçı ile miras taksim sözleşmesi yapılmadığı için iştirak halinde (birlikte) mülkiyet hükümlerine tabi tereke unsuru şirket hisselerinden mirasçılık hakkına tekabül eden bölümünü davalıya satması miras hükümlerine aykırı geçersiz bir işlem ise de, diğer mirasçıların bu işleme başından beri izin ve muvafakatlerinin bulunduğunu bildirmeleri ve özellikle davacının kendi iradesi ile yaptığı hisse devrinin iştirak halinde mülkiyet çözülmeden gerçekleştirilmesi nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürmesinin iyiniyet kurallarına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması anlamına gelmesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy