(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2007/39 - 2008/31 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davacı avukatı ...... ile davalı avukatı ...... ve diğer davalı asil ...... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1973 yılından beri "PINAR" markasını süt ve süt ürünlerinde kullanarak faaliyet yaptığını, 1975 yılındaki ilk marka tescilini en son 1995 yılında yenilediğini, 1998 tarihinde tescilli diğer markalarının da aynı ibareyi taşıdığını, 1973 yılından beri yoğun tanıtım faaliyeti yapıldığını, unvan nedeniyle de koruma altında olduklarını, 1992 tarihli mahkeme ilamında, 1982 yılı itibariyle markanın tanınmışlığının belirlendiğini, 1998 yılında TPE Başkanlığı'nın da bu yönde karar aldığını, davalılardan ......'nin ciddi kullanma amacı olmadan ilk kez 1989 yılında "PINAR" ibaresini tescil ettirip, 1999 yılında yenilediğini, diğer davalı şirketin ise, ......'den 2005 yılında lisans alarak, davacı markasının tanınmışlığından yararlanmak için "ALGARİ" markası yanında "PINAR" markasını kullandığını, internet sitesinde delil tespiti ile belirlenen kullanım şekillerinden, tanıtım ve reklam ifadelerinden bunun anlaşıldığını, "Pınar" markasını davalı şirketin tescil edilen şekli dışında kullandığını ve müvekkili markasının tescil edilen şekil logolarını, renklerini de kullandığını, iltibas yaratarak tüketiciyi yanılttıklarını ileri sürerek, davacının marka ve unvan hakkına tecavüz eden davalıların eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini ve durdurulmasını, bunun oluşturduğu maddi durumun ortadan kaldırılmasını, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesini, davalı ...... adına tescilli olan ve diğer davalının lisans sözleşmesi ile kullandığı "PINAR" markasının hükümsüzlüğü ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ...... adına ilk tescilin 1978 yılında yapıldığını ve kullanıldığını, davacının 5 yıllık dava açma süresini geçirdiğini, davacının sonradan tanınmışlığının, davalının eskiye dayalı kullanımlarına ve tesciline engel olmaması gerektiğini davacı markasına benzer tarzda kullanımda bulunmadıklarını ...... A.Ş.'ne husumet yöneltilemeyeceğini, markaya tecavüz haksız rekabet eylemlerinin bulunmadığını savunarak, kötüniyetle açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ......'nin 1989 yılında tescil ettirdiği markasının 1978 yılında ilk tescilini yaptırdığı, davacı markasının 1982 yılında tanınmışlığını tespit eden 1992 tarihli mahkeme ilamı ve TPE Başkanlığı'nın 1998 tarihli tanınmışlık kaydı öncesinde 1978 yılı ilk tescili karşısında, davalının tanınmış markadan haksız yararlanma gayreti içinde olduğunun kabul edilemeyeceği, anılan tanınmışlık kararlarının somut kanıtlarla destekli ve açık bir tespit olarak görülemeyeceği, davalının ileride davacı markasının tanınmışlık kazanacağını bilmesi ve ondan yararlanmak için önceden tavır alması mümkün olmadığı gibi, 1989 yılından 18 yıl sonra dava açılmasının hakkın hukuka uygun kullanılmadığı anlamına geldiği, aksi halde davalının 18 yıllık emek ve yatırımının hiçe sayılmış olacağı, davalının kötüniyetli olduğuna ve davanın süreye tabi olmadığına dair bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, mutlak ve nispi red nedenleri davacı lehine oluşmuş ise de davanın MK'nun 2. maddesine aykırı olarak açıldığı, diğer davalı şirketin 2005 yılında aldığı lisansla davalının markasını kullandığı, bu lisans öncesinde davalı ......'nin kullandığının faturalar ile anlaşıldığı, davalı şirketin internet ortamında markayı tanıtım ve ilan yolu ile kullandığı, görsel çıktıların delil tespit dosyasında bulunduğu, davadan geriye doğru 5 yıl içinde davalıların ciddi kullanımının sabit olduğu, davalı ......'nin ciddi kullanma amacı olmadan tescil yaptırdığına ve bunun kötüniyeti gösterdiğine ve davanın süreye tabi olmadığına ilişkin iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve ...... bakımından hükümsüzlük istemine yönelik diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının markasına davalılardan şirketin tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğuna ve buna bağlı diğer istemlere ilişkin olarak mahkemece, davacının dayandığı değişik iş tespit bilirkişi raporundaki deliller üzerinde durulması, dava konusu 113716 sayılı "Pınar" markasını davalı marka sahibi ......'den 2005 yılında lisans aldığı, iddia edilen davalı şirketin markayı tescil edildiği şekilde kullanmayıp, davacı markasının logo ve renklerini kendi "ALGARI " markası yanında kullanmak ve bu şekilde tanıtım ve reklam yapmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğine yönelik talebinin açıkça ele alınıp, tartışılması gerekmektedir. Davalı şirketin bu kullanımının 2005 yılından sonra internet sitesinde yer aldığı iddiasıyla davacı şirket davadan önce 06.04.2007 tarihinde delil tespit talebinde bulunmuş, davalı şirketin internet sitesindeki kullanım şekillerine ilişkin renkli ve görüntülü internet çıktıları 09.05.2007 tarihli tespit raporuna eklenmiştir. Bilirkişi raporunda davalı şirketin kullanımının 2006 yılı Ekim ayında gerçekleştiği bildirilmiştir. Mahkemece davacının hükümsüzlük istemi sessiz kalma yolu ile hak kaybı nedeniyle reddedilmiş ise de markaya tecavüz iddiasına ilişkin sessiz kalma süresinin, 1989 tescil tarihinden başlatılması mümkün değildir. Davalı şirketin kullanım şekilleri ne bilirkişi raporunda ne de mahkemece irdelenmemiş, marka tecavüz iddiası bakımından bu deliller ele alınmamış ve tartışılmamış olup, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan ...... GIDA San. ve Tic. A.Ş. alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı ......Süt Mamülleri San. A.Ş.'den alınarak davalı ......'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)