(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 4, 1052)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Rize Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.03.2008 tarih ve 2007/624 - 2008/281 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin deniz yolu ile gerçekleştirdiği taşıma nedeniyle doğan demuraj alacağının davalı taşıtan tarafından kısmen ödendiğini, bakiye 1.825,08 USD alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşıma sözleşmesinde demuraj ücretine yer verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Kararı ile de, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin, ticaret mahkemesi yok ise 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi bu tür davalara bakmakla görevlendirilmiştir.
Somut olayda, dava, davacı taşıyan ile davalı taşıtan arasında deniz yolu ile taşıma sözleşmesine dayalı olarak, sorumluluğuna ilişkin olup, deniz yolu taşıma sonrasındaki bekleme ücretinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazı iptali istemine yöneliktir. 6762 sayılı TTK'nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4. kitabında düzenlenen 1052 vd. madde hükümlerinin de uygulanması gerektiğinden, davanın görülüp sonuçlandırılmasının denizcilik ihtisas mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, dava tarihinde, özel mahkeme olarak İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla Rize 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan Rize Sulh Hukuk Mahkemesince, açıklanan düzenleme gereğince, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy