(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.07.2008 gün ve 2008/211-211 D.İş. s. kararın Yargıtay'ca tetkiki ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Adem Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekili, davalının dava dışı Artı Paz. Meş. Bira Dağ.Gıda Day.Tük.ve Plastik Mam.San.ve Tic. Ltd. Şti. lehine açılmış ve açılacak kredi hesaplarına ipotek miktarı kadar borca müşterek ve müteselsil kefil olmayı kabul ettiğini, kat ihtarlarının borçluya tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, alacağın tahsilinin teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, İİK. nun 257. maddesi uyarınca borçlunun kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere alacağı karşılayacak mallarının ve haklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlu vekili, banka kredi alacağına karşılık evinin ipotek edildiğini, sözleşmenin altındaki imzaların kendine ilişkin olmadığını, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, karara itiraz etmiştir.
Mahkemece, borçlunun sorumluluğunun ipotekle güvence altına alındığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karan, ihtiyati haciz isteyen alacaklı banka vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararına itiraza ait olup, borçlu alacaklı bankaya karşı taşınmazını borçlu yararına ipotek ettirmenin yanı sıra aynı zamanda da ipotek bedeli kadar kefil olmuştur. İpotek belgesindeki kefalet taahhüdünü geçersiz kılacak bir kanun hükmü mevcut olmadığından ipotek belgesindeki kefalet taahhüdünün geçersizliği savunması dinlenemez. Mahkemece, bu husus dikkate alınarak itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy