(1086 S. K. m. 432, 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.04.2008 tarih ve 2006/57-2008/164 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin müşterek murisi olan S. A.'ün 2001 yılında öldüğünü, murisin davalı şirkette % 45 payının bulunduğunu, murisin ölümünden sonra müvekkillerinin sadece 18.04.2002 tarihinde yapılan 2001 yılına ait olağan genel kurul toplantısına katıldıklarını, sonrasında ise şirketten dışlandıklarını ve kendilerine kar payı ödemesi yapılmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin alması gereken kar payının hesaplanması ile şimdilik 6.000,00 YTL'lık kısmının faizi ile birlikle tahsilini istemiş yargılama sırasında yapılan ıslah ile de müvekkillerinin toplam alacağının 34.306,20 YTL olduğu belirlendiğinden bakiye 28.306,00 YTL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkili şirketin koşulları oluşmadığından kar payı dağıtamadığını savunarak davanın reddini istemiş, ıslah istemine karşı verilen cevapta da davacıların şirkete borçlu olduklarının tespit edildiğini, bu nedenle davacılar tarafından istenen tutarın davacıların müvekkili şirkete olan borçları, bu borçlara işlemiş ve işleyecek olan faizleri ile takas edilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın 6.000,00 YTL olarak kabulü ile bu miktarın faizi ile birlikte tahsiline, ıslah edilen fazlaya ilişkin miktara yönelik takas talebi nazara alınarak bu talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar, davalı vekili tarafından katılım yolu ile temyiz edilmiştir. Davalı vekiline davacı tarafın temyiz dilekçesi 04.06.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda, yasal 10 günlük katılım yolu ile temyiz süresinin 16.06.2008 Pazartesi günü mesai saati bitiminde sona ermesine rağmen temyiz, bu süre geçirildikten sonra 18.06.2008 tarihinde yapıldığından temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır. HUMK'nun 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yon bulunmamasına göne, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacıların kar payı alacakları toplam 34.306,20 YTL olarak belirlenmiş ise de ıslah ile artırılan kısma yönelik olarak yapılan takas def'inin haklı görülmesi nedeniyle takasa konu miktar yönünden davacılar lehine hüküm kurulmamıştır. Bu dununda, davacıların davalıdan istedikleri kar payı alacaklarından davalıya olan borçlarına takas edilen kısım yönünden tahsile ilişkin hüküm kurulmaması yerinde ise de davacıların takasa konu olan miktarda kar payı alacaklarının bulunduğu tespit edildiğinden bu miktarı talepte haksız oldukları kabul edilemez. O halde mahkemece, bu miktar yönünden davanın reddedildiği sonucuna varılarak, yazılı şekilde davacılar aleyhine 3.130,60 YTL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden HUMK'nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4 ncü maddesi uyarınca REDDİNE; 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının davacılara vekalet ücreti yükleyen bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmak sureti ile hükmün davacılar yararına düzeltilerek ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 308,40 TL harem temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 02.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy