(1086 S. K. m. 440) (556 S. KHK m. 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.12.2006 gün ve 2006/140-2006/74 sayılı kararı bozan Daire'nin 26.05.2008 gün ve 2007/4673-6911 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin POLO unvanı ve markası ile hazır giyim sektöründe yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösterdiğini, müvekkili adına POLO, POLO SPORT, POLO ACTİVE, POLO GİRLS, POLO BOYS, POLO GARAGE markalarının tescilli olduğunu, POLO markasının Paris Konvansiyonu 1 nci Mükerrer 6 ncı maddesi uyarınca tanınmış marka olduğunu, ancak POLOFASHİON marka tescil başvurusunun davalı TPE. Markalar Dairesi'nce aynı yada ayırt edilemeyecek kadar benzer markaların varlığı nedeniyle kısmen reddedildiğini, müvekkilince yapılan itirazın ise YİDK.nun 30.12.2004 tarihli kararı ile Polo Jojoboy, Polo Clasic, Paskal Classic Racquet Club Polo şekil, Polo Jeans Co. ibareli markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle kısmen red edildiğini, dava konusu marka ile redde mesnet markaların asıl unsurlarının POLO ibaresi olduğunu, bunun da müvekkilinin tanınmış markası olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, marka tescil başvurusunun tescil edilmek üzere ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvuruya konu POLOFASHİON ibaresi ile dava dışı kişilere ait markalar karşılaştırıldığında ayırt edilemeyecek kadar aynı/benzer olduklarını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 30.12.2004 tarih ve M-2370 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemiz'in 26.05.2008 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, 18. sınıfta yer alan emtialar yönünden marka tescil başvurusunun reddine neden olan dava dışı şirketin 02.12.2002 tarih ve 2002/30897 sayılı başvurusunun asıl unsurlarından birisini oluşturan "POLO" kelimesi ile dava konusu 31.12.2002 tarihli başvuruyu oluşturan "POLOFASHION" ibaresinin 556 Sayılı KHK'nin 7/1- (b) bendi uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzer olmalarına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Ancak, dava dosyasındaki örneklerden de anlaşılacağı üzere davacı şirketin "POLO" ibaresini taşıyan çok sayıda markaları mevcuttur. Başvuru konusu "POLOFASHION" ibaresinin kapsadığı 25 nci ve 35 nci sınıf mal ve hizmetler bakımından da davacı adına tescilli 2002/792, 2002/793 ve 2000/9207 sayılı "POLO GARAGE" ibareli markalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, davacının 31.12.2002 tarihli başvurusundan önceki tarihleri kapsayan marka tescilleri vasıtasıyla "POLO" ibaresi üzerinde 25. ve 35. sınıflar bakımından da korunması gereken marka hakkı gerçekleşmiştir. Öte yandan, 556 Sayılı KHK'nin 7/1-(b) bendi uyarınca dava konusu başvurunun reddine dayanak alınan 1996/181768, 2000/16587, 2002/18824, 2002/30897 sayılı ve sırasıyla "POLO JEANS CO", "POLO JOJOBOY", "POLO CLASSIC", "PASCAL CLASSIC POLO RACQUET CLUB" ibareli markalar ile davacının aynı sınıf mal ve hizmetler için tescilli "POLO GARAGE" markalarının varlığı karşısında "POLO" asıl unsurlu markalar bakımından farklı kişiler adına mükerrer marka tescillerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının "POLOFASHION" işaretinden oluşan marka başvurusunun, 25 nci ve 35 nci sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından dava dışı kişiler adına tescilli "POLO" asıl unsurlu markalarla iltibas yaratıp yaratmadığının ya da dava konusu başvurunun seri marka niteliğinde olup olmadığının tartışılması gerekir.
Her ne kadar, dava konusu başvurunun davacının önceki marka ve işaretlerinden bağımsız yeni bir marka başvurusu olduğu dolayısıyla uyuşmazlığın 556 Sayılı KHK'nin 7/1- (b) bendine göre çözümlenmesi gerekeceği düşünülse dahi, yukarıda açıklandığı üzere somut uyuşmazlığın özelliği de göz ardı edilmemelidir.
O halde, davacının tescilli marka olarak kullandığı "POLO" işaretini de içeren dava konusu başvurunun seri marka yaratmak amacını taşıyıp taşımadığının veya dava dışı kişilerin tescilli markalarına yakınlaştırarak (benzeştirerek) aynı asli unsura haiz olan markalarıyla iltibas yaratma ve haksız yararlanma amacını taşıyıp taşımadığının tartışılması gerekir.
Bir işletme tarafından kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek, markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı imaj korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin ya da bir çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği mal veya hizmetlerinin işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren yeni markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulü olanaklıdır. İşletmenin önceki markasındaki ortak asli unsuru taşımakla birlikte esasen seri markaların her biri diğerinden bağımsız nitelikteki ticaret ve hizmet markalarıdır.
Yukarıda özetlenen açıklama ile birlikte davacının daha önceki tarihlerde tescil ettirdiği "POLO GARAGE" markaları göz önüne alındığında; davacının tescilli olarak kullandığı "POLO" ibaresinin yanına "FASHION" kelimesini eklemek suretiyle türettiği dava konusu başvurunun seri marka başvurusu niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Böyle bir durumda, davacı ve dava dışı kişilerin 25 nci ve 35 nci sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından aynı asli unsura sahip önceki tarihli mükerrer markalarının varlığı ve her birisinin markaları hükümsüz kılınmadığı müddetçe birbirlerini "POLO" ibaresini kullanmaktan men edemeyecek olmaları da göz önüne alındığında, iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde tescil başvurusuna konu edilen ve seri marka oluşturan işaretlerin 556 Sayılı KHK'nin 7/1- (b) bendi uyarınca reddi gerekeceği sonucuna ulaşılması kazanılmış haklar ilkesine uygun düşmeyeceği gibi menfaatler dengesini de zedeler.
Aksi düşünüldüğünde, başlangıçta karşı çıkılmaması nedeniyle farklı kişiler adına tescil edilmiş mükerrer markaların varlığı halinde, işaretler arasında benzeştirme, yakınlaştırma (iltibas tehlikesi) amacını taşımayan sonraki tarihli seri markaların da tescili mümkün olamayacaktır. Bir işletme ile özdeşleşmiş temel markaların zaman içindeki değişiklik ve gelişmelere uyum sağlaması ve temel vasfını koruyarak seri markalar yoluyla kendini yenilemesi ve bir anlamda çoğalması zorunlu ve gerekli olabilir.
Dava konusu başvuruda da 25 nci ve 35 nci sınıflar için davacı adına daha önceki tarihlerde tescil olunan markaların asli unsurunu oluşturan "POLO" kelimesi ile birlikte yer alan "POLOFASHION" ibaresinin de, dava dışı kişilerin markaları ile yakınlaştırma, benzeştirme yoluyla iltibas tehlikesine ve bu suretle haksız yarar sağlamaya yol açmayacak şekilde oluşturulduğu anlaşıldığından; başvuruda ve redde dayanak alınan markalarda mükerrer olarak yer alan "POLO" ibaresinin varlığından dolayı somut uyuşmazlıkta 556 Sayılı KHK'nin 7/1- (b) bendindeki yasal koşulların oluştuğundan söz edilemeyecektir. Nitekim Dairemizin 19.09.2008 tarih ve 7547/10251 ve 14.11.2008 tarih ve 11505/12839 sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir.
O halde, mahkemenin dava konusu ibare ile dava dışı kişilere ait marka ve marka tescil başvurularını oluşturan işaretlerin ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarına ilişkin görüşü isabetli olmadığından; Dairemizce işaretlerdeki asli unsurun "POLO" olduğundan bahisle 556 Sayılı KHK'nin 7/1- (b) bendi uyarınca iltibasa meydan verecek derecede benzer oldukları gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmişse de, dava konusu başvurunun kapsadığı 25 nci ve 35 nci sınıf mal ve hizmetler bakımından bu bentte açıklanan gerekçe itibariyle davacı vekilinin karar düzeltme talebi yerinde görüldüğünden, Dairemiz bozma ilamının kaldırılarak, dava konusu TPE YİDK kararının 25 nci ve 35 nci sınıf mal ve hizmetler bakımından iptaline ilişkin sonucu bakımından doğru olan mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 26.05.2008 tarih ve 4673/6911 sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının bu bentte açıklanan mal ve hizmetlere ilişkin bölümünün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. madde hükmü uyarınca takdiren 170.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 05.02.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy