(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.09.2007 tarih ve 2007/41 - 2007/224 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı Bankanın ticari ve akreditif kredili müşterisi olduğunu, vadesi 29.05.2006 olan 29.836,80 USD akreditif kredisi alıp bunu vadesinde ödemesine rağmen davalının 1.171,60 TL kur farkı çıkarıp ihbarda etmeden idari takip hesabına aldığını, hesaptan otomatik olarak çektiğini, idari takibe alınma nedeni ile müvekkilinin diğer bankalardaki kredibilitesinin sekteye uğradığını ve kredi avantajını kaybettiğini, faizsiz olan Isparta Halk Bankası Kosgeb ihracat destek kredisi için 21.000,00 YTL fazladan faiz ödediğini ileri sürerek, 21.000,00 YTL maddi, 5.000,00 YTL manevi tazminatın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili Banka tarafından davacı şirket lehine genel kredi sözleşmesine istinaden vadeli ithalat akreditif kredisi açılıp kullandırıldığını, davacının akreditif bedelini vade tarihi olan 29.05.2006 tarihinde ödemediğinden müvekkilince akreditif lehdarına vade tarihinde ödendiğini, bu ödemeyi yapabilmek içinde idari takip hesabı açmak ve ödemeyi bu hesaptan yapmak zorunda kaldığını, davacının vade tarihinden bir gün sonra akreditif bedelini ödemesine rağmen kur farkından kaynaklanan Banka zararını ödemeye yanaşmadığını, kur farkının daha sonra davacıdan tahsil edildiğini, idari takip hesabındaki bakiye borcun otomatik olarak Merkez Bankası kayıtlarına yansıdığını, kaldı ki davacının genel kredi sözleşmesinin 27. maddesi hükmü uyarınca kur değişikliğinden doğan farkları ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki imzalanan sözleşme kapsamında davacının kredi borcunu vadesinde ödemediği, davalının bu borcu öderken idari takibe alması gerektiği, ihbar zorunluluğu da bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat istemi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy