(1086 S. K. m. 433)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/04/2008 tarih ve 2006/463-2008/210 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ilaç taşıma alığı alanında ihtisaslaşmış bir şirket olarak sürekli yenilenen 02.01.1995 tarihli sözleşme ile davalıya taşıma hizmeti verdiğini, en son 02.01.0266-31.12.2006 döneminde Şubat, Mart ve Nisan aylarında verilen hizmet karşılığı (107.146) YTL tutarında fatura düzenlendiğini, ancak davalının 2006 yılı Mayıs ve Haziran aylarında hiçbir taşıma talebinde bulunmadığını, daha sonra davalının bu aylarda taşıma işini dava dışı Zet Dağıtım Ltd. Şti'ne yaptırdığının tespit edildiğini, taraflar arasındaki teamül, uzun süreli uygulama ve zımni kabul gereği davalının tüm taşıma işlerinin müvekkilince yapılması gerektiğini, müvekkilinin edimini eksiksiz yerine getirdiğini ve 4 adet araç ile yeteri kadar işçiyi hazır bulundurduğunu ileri sürerek, geçmiş dönemlerdeki iş hacmi nazara alınarak şimdilik (95.000) YTL müspet ve menfi zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı yanında başka taşıma şirketleriyle de uzun süredir çalıştığını, sözleşmenin feshedilmeyip halen yürürlükte olduğunu, sözleşmede müvekkilinin mallarının taşınması konusunda davacıya bir tekel hakkının verilmediğini, daha ucuza mal taşıtmasının müvekkilinin basiretli davranmasının bir gereği olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının uğradığı müspet zararının tazminin istediği, davalının sözleşme devam ederken taşıma işini başkasına yaptırdığı ve bunun sözleşme hükümlerine aykırılık oluşturduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre uğradığı kar kaybının (34.184,68) YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK.'nun 433/2. maddesi uyarınca cevabi temyiz süresi 10 gündür. Mümeyyiz davalı vekilinin temyiz dilekçesi davacı vekiline 04.09.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davacı vekili tarafından cevabi temyiz süresi geçirildikten sonra, 09.10.2008 tarihinde temyiz dilekçesi sunulmuştur. Kaldı ki davacı vekilinin cevabi temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmemiş ve temyiz harcı da alınmamıştır. Bu durum karşısında davacı vekilinin usulüne uygun bir temyiz isteminde bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 546.35 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine aşağıda yazılı bakiye 1.569.07 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy