(6762 S. K. m. 399)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.09.2007 tarih ve 2004/549-2007/420 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlatılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 13.04.1979 yılında öldürülen Ç. Ç. İnşaat Turz. Tic. ve San. A.Ş'nin kurucu ortaklarından müteveffa Ö.S.'ın mirasçılarından birisi olduğunu, davalı şirketin ise anılan şirketin külli halefi olduğunu, Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 22.12.1992 gün 1980/322 esas ve 1992/1013 karar sayılı ilamı ile mirasçılar arasında sulhun tasdik edilerek mirasa konu tüm mal ve alacakların 4 pay kabul edildiğini, müteveffanın sağlığında hisselerini hiç kimseye devir ve ciro etmediğini ileri sürerek, müvekkilinin anılan şirkette hak sahipliği ve hissedarlık durumunun tespiti ile geçmişten gelen hak zayi olmaksızın şirket kayıtlarına imlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın muhatabının hissenin kendisine ait olduğunu ve miras dışı bulunduğunu iddia eden M.T.S. olması gerektiğini savunarak, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Fer'i müdahil M.T.S. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece: toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının müteveffa Ö.S.'ın mirasçısı olduğu, dava konusu nama yazılı hisse senetlerindeki ciro imzalarının Ö.S.'a ait olmadığı, hisse senetlerinin Ö.S.'a ait iken ölümünden sonra terekesine intikal ettiği, murisin terekesinin miras şirketine ait bulunduğu, miras şirketinde mülkiyetin iştirak halinde olması da gözetilerek, dava konusu hisse senetlerinin mülkiyetinin Ö.S. mirasçılarına ait olduğu, iştirak hali çözülmeden mirasçılardan herhangi birisinin bu hisse senetlerinin kendi miras payına ilişkin kısmını dava etmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle, davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, pay sahipliğinin tespiti ve payın şirket pay defterine tescili istemlerine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
Oysa, Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 22.12.1992 gün 1980/322 esas ve 1992/1013 sayılı ilamı ile işbu davada fer'i müdahil olan müteveffa Ö.S.'ın eşi M.T.S.'ın işbu davanın davacısı Y.K.P.'ın da aralarında bulunduğu davalılar aleyhine açmış olduğu iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi ve terekenin taksimi konulu sulh ile sonuçlanan o dava sonunda, mahkemece, sulhun tasdikine karar verilerek, dava konusu tüm mal ve alacaklar 4 pay kabul edilerek bir payın da işbu davadaki davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş olması karşısında, anılan o davanın müteveffa Ö.S.'ın mirasçıları arasındaki iştirak halini çözüp çözmediği, bu bağlamda, davacının dava konusu hisse senetlerinin tespit ve tesciline ilişkin bu davayı tek başına açıp açamayacağının mahkemece denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmeden bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy