(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 9, 21) (YHGK 25.11.2002 T. 2002/11-1105 E. 2002/1102 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.07.2007 tarih ve 2007/349-2007/565 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkili şirkete ait araca çarpması sonucunda müvekkili aracında 3.386,94.-TL. hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek anılan zarar bedelinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, davanın reddine savunmuştur.
Diğer davalı, yetkisizlik itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, kazanın Pasinler ilçesi hudutları dahilinde meydana geldiği, bu nedenle Pasinler Sulh Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
HUMK'un 9/2. maddesinde davalı birden fazla ise, dava bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılır. Şu kadar ki, kanunda dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belli edilmiş ise, davaya o mahkemede bakılır. Ancak davanın sırf davalılardan birini kedi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı belirtiler veya başka delillere anlaşılırsa mahkeme onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir denilmektedir. Yine aynı Yasanın 21. maddesinde ise haksız bir fiilden mütevellit dava o fiilin vukubulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir. Hükmü yer almaktadır. Anılan yasal düzenlemeler ve HGK'nın 25.12.2002 tarih ve 2002/11-1105 esas ve 1102 karar sayılı ilamına göre, bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Olayda davanın, davalılardan Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısının ikametgahı mahkemesinde açıldığı ve HUMK'un 21.maddesindeki yetki kuralının genel yetki kuralını ortadan kaldıracak nitelikte kamu düzenine ilişkin kesin bir yetki kuralı olmadığı, davacının seçimlik hakkını kullanarak davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde dava açtığı gözetilerek davalılardan Hacı'nın yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy