(5846 S. K. m. 13, 14, 70)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.02.2007 tarih ve 2006/499-2007/44 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, sözleri davacılardan Attila Damar'a bestesi diğer davacının eşi muris M. Vefik Ataç'a ait UTANSIN ELLER ve SEVİYORUM adlı iki eserin davalılardan Mustafa Keser tarafından izinsiz olarak kasete okunduğunu ve çeşitli yerlerde icra edildiğini, kasetin diğer davalılardan Armoni Ltd. Ştd. tarafından çoğaltıldığını, diğer davalı Akbaş Ltd. Şti. vasıtası ve işbirliği ile Almanya'da piyasaya sürüldüğünü, anılan bu eserlerin Atilla'nın Sevgi Çağı adlı kitabında 1974 ve 1985 yıllarında yapılan baskılarında yayınlandığını, bestelerin, eser adı da verilerek, Tanburi-bestekar M. Vefik Ataç'ın hayatı, eserleri ve eserlerinin tür ve biçim yönünden incelenmesi adlı yüksek lisans tezinden yayınlandığını, SEVİYORUM adlı eserin kasette anonim olarak gösterildiğini, diğer eserin ise, sözünün Atilla Damar'a, müziğin M. Vefik Ataç'a ait olduğunu belirtildiğini ileri sürerek, her bir eser için 5.000,00 YTL mali haklar tazminatı ile 5.000,00 YTL manevi tazminat olmak üzere davalıların her biri için toplam 1.000,00 YTL manevi haklar tazminatının faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mustafa Keser, davacılardan Zahide'nin muris M. Vefik Ataç'ın İzmir Radyosu'nda çalıştığı dönemde arkadaşı olduğu ve dava konusu şarkıları okumasını rica etmesi üzerine okuduğunu, kendisine plak teklifi yapan Armani Ltd. Şti.'nin M. Vefik Ataç'a telif bedeli ödediğini, Bestekar'ın eserlerini bir kez 1987 yılında kasete okuduğunu, Almanya'da iddia edilen üretim ve dağıtım ile ilgisinin bulunmadığını, 19 yıl önce okunan eserden dolayı şimdi dava edilmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Akbaş Müzik Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirket ile diğer davalı şirketin, dava konusu eserlerin yurt dışı haklarını devir almış ise de, yurt dışı dağıtımını Akbaş Müzik GMBH şirketinin yaptığını, müvekkili şirkete husumet düşmediğini, müvekkili şirketin adresinin Almanya'da bulunması nedeniyle, yetkili mahkemenin orası olduğunu, diğer davalı şirketin eser işletme belgesi sahibi bulunmasına dayanarak yurt dışı dağıtım ve çoğaltım hakkını müvekkili şirketin iyi niyetli olarak aldığını, telif hakları ödemeden bu belgenin verilmediğini, telif haklarına tecavüzde bulunmadıklarını tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin dava konusu eserlerin yurt dışı basım ve dağıtımları açısından sorumluluğu dışından, yurt içi yönünden sorumlu olmayacağını, yurt dışından bandrol satış miktarlarının dikkate alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Armoni Müzik Ltd. Şti. temsilcisi, şirketin 19 yıl önce Mustafa Keser'e okuttuğu anılan eserlerin telif ücretini M. Vefik Ataç'a elden ödediğini, yurt dışı haklarını diğer davalı şirkete devrettiklerini, yurt dışı dağıtımı için telif ücretinden diğer davalı şirketin sorumlu olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, 12.04.2006 tarihinde MESAM'a başvurduklarını, telif ücretini ödediklerini, ancak Atilla Damar'a ulaşamadıklarını, albümü çıkartamadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davacı vekilini kesin sürede delil ibraz edemediği, dava konusu albümün Almanya'da satışa sunulduğu, albüm kapağı fotokopisi dışında delil ibraz edilemediği, mevcut delillere göre davanın sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, 5846 sayılı FSEK'na dayalı mali haklar ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, dayanılan delillerin neler olduğu tek tek madde numarası verilerek sıralanmış olup, ilk oturumda mahkemece davacı vekiline delillerini ibraz etmesi, davalıların delillerine karşı açıklama getirmesi ve karşı delil sunması için 10 günlük kesin süre verilmiş ise de, kesin sürenin taraflarca getirilmesi zorunlu ve üzerinde çekişme olan, ispat yükü kendisinde olan tarafça ibraz edilmemesi halinde uyuşmazlığın çözülememesini sonuçlayan türden deliller için verilmesi zorunludur. Oysa, dava dilekçesindeki sıralanan delillerin bazılarını, davacının ibraz etmesi mümkün olmayan, mahkemece, mahallinden getirtilmesi gereken delillerdendir. Kaldı ki, tüm davalılar, davacıların eser sahibi olduklarını kabul etmişler ve telif ücretinin ödendiğini savunmuşlar, davalılardan Mustafa Keser, pasif husumet yokluğuna ve MK'nun 2 nci maddesine Armoni Müzik Ltd. Şti. ise pasif husumet ve zaman aşımı savunmasına da dayanmıştır. Savunmalardan da anlaşılacağı üzere davacıların ibraz etmesi gereken delillerin bazıları üzerinde çekişme çıkarılmamış olup ödeme savunmasını kanıt yükü de davacılara değil, davalılara düşmektedir. Diğer yandan, davalılardan Akbaş Ltd. Şti. ile Armoni Ltd. Şti.'nin ibraz ettiği deliller davacılara tebliğ edilmemiş ve karşı delil sunma olanağı da davacılara tanınmamış olup, kesin sürenin kapsamında yer alan bu hususun yerine getirilmesi davacılara ait bir yükümlülük de değildir. Delillerden bazılarına, davalılarda dayanmış olup, bazıları da davalıların ticari defter ve kayıtlarına ilişkindir. Öte yandan, verilen süre delillerden bazıları için yeterli de değildir. Mahkemece, davanın kesin süre nedeniyle reddi bu açıklamalar ve tespitler karşısında doğru olmamıştır. Mevcut delillere göre davanın sabit olmadığı gerekçesi, dosyaya süreden sonra da olsa giren taraf delillerinin tamamının değerlendirilmesine de dayalı olmayıp, iddia ve savunmanın tüm yönleri ayrı ayrı tartışılmış değildir. Davacıların dayanığı son delil olan yemin delilini ilişkin hakkı da davacılara hatırlatılmamıştır.
Bu durumda davanın bu açıklamalar çerçevesinde ele alınıp sonuçlandırılması gerekirken eksik incelemeye ve yanlış nitelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy