(6762 S. K. m. 1290)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.04.2008 tarih ve 2006/220-2008/117 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait dairenin deprem ve yer kayması rizikolarını teminat altına alan 20.02.2005/2006 tarihli poliçeyle davalıya sigortalı olduğunu, sigortalı dairenin bulunduğu bölgenin yer kayması sonucu afete maruz bölge ilan edildiğini, teminat kapsamındaki rizikonun bulunmasına ve bunun ekspertiz raporuyla tespit edilmiş olmasına rağmen davalının rizikoyu tazmin etmediğini ileri sürerek, şimdilik 120.000,00-YTL.nın reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı sigortalı tarafından riziko mahallinde yer kayması olduğunun 03.12.2004 tarihinde bilindiğini, poliçe imzalanırken davacının kötüniyetle hareket ettiğini, hasarın oluş tarihinin 2004 yılı içerisi olması karşısında rizikonun zaman olarak poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, sigorta poliçesi düzenlediği sırada dava konusu bölgede heyelan ve yer kayması rizikosunun bulunduğunun davalı sigorta şirketinin de bilmesi gerektiği, sigortalının bunu saklamış olmasının mümkün olmadığı, davacının poliçe düzenleme tarihinden önce bu bölgede yer kayması olduğunu sorulduğu halde gizlediğinin kanıtlanmadığı, ayrıca TTK.nun 1290 ncı maddesi uyarınca davalının bir ay içinde cayma hakkını da kullanmadığı, hasar bedelinin % 2 oranında muafiyet miktarının düşülmesi sonucu 60.724,72 YTL. olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık hasar bedelinin ne olması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, poliçe genel koşullarını yeterince dikkate almadan, dava tarihi itibariyle dava konusu binanın vasıfları, kalitesi, işçilik ve bu nitelikteki inşaatın Bayındırlık İskan Bakanlığı birim fiyatlarıyla serbest piyasa rayiç bedelleri göz önünde bulunduran ve m² maliyeti 381-YTL/m2 kabul edilerek hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporu benimsenip hükme esas alınmış, hasar bedelinin belirlenmesine yönelik olarak taraf vekillerinin sonuca etkili ve ciddi itirazları dahi karşılanmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, sigortalı binanın bulunduğu bölge afete maruz bölge olarak ilan edilmiş olması ve bu bağlamda sigortalı binanın yeniden inşa edilemeyeceğinin sabit bulunması karşısında, Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.5.1.5 maddesi hükmü de nazara alınarak, tazmin kıymetinin binanın rizikonun gerçekleşmesinden bir gün önceki alım-satım değerinden arsa kıymeti düşülmek suretiyle hesap edilmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, poliçe genel ve özel şartları nazara alınmak koşuluyla gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle aynı yada başka bir bilirkişi kurulundan taraf vekillerinin sonuca etkili ve ciddi itirazlarını da karşılayan denetime elverişli ek yada yeni bir rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün, taraflar yararına bozulmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy