(6762 S. K. m. 51) (556 S. KHK. m. 16)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2007/75-2008/141 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden S.'in davalı ile 2003 yılından 2006 yılına kadar A. P. adlı işletmenin ortakları olduklarını, 20.02.2006 tarihli protokol ile ortaklığın feshedilerek işletmenin müvekkili S.'e devredildiğini, bu tarihten 4 gün sonra davalının ABELİA ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, işletmenin devrinde ticaret unvanı ve markanın devredilmediğinin açıkça düzenlenmediğini, müvekkili şirketin bu ibare için yaptığı marka başvurusunun davalı adına tescilli marka nedeniyle reddedildiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü ve müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ortaklığın söz konusu olmadığını, 20.02.2006 tarihli protokol ile işletmede bulunan demirbaşların devrinin amaçlandığını, ticaret unvanı ve markanın devredilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında adi ortaklık şeklinde kurulan işletmenin 20.02.2006 tarihinde davacı S.'e devredildiği, TTK'nın 51. maddesinde işletmenin ticaret unvanından ayrı olarak devredilemeyeceği, 556 sayılı KHK'nın 16/1. maddesinde ise işletmenin aktif ve pasifi ile Birlikte devri halinde aksi kararlaştırılmadıkça markanın da devrini kapsadığı, taraf arasındaki sözleşmede markanın devir dışı bırakıldığının kararlaştırılmadığı, devir sözleşmesinden 4 gün sonra davalının anılan ibare için marka başvurusunda bulunmasının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2006/6933 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, davacı adına tescili isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy