(818 S. K. m. 42, 43) (5846 S. K. m. 70)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.07.2008 tarih ve 2008/68-2008/353 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosya sı için Tetkik Hakimi İ. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Eceabat ilçesinin tanıtımı konusunda hazırlamış olduğu haritanın davalılar tarafından izinsiz olarak çoğaltılarak piyasaya sunulduğunu, bu durumun müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına zarar verdiğini ileri sürerek, davalıların tecavüzlerinin menini ve 15.000 YTL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu haritanın eser olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu haritanın FSEK kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde bulunduğu ve izinsiz olarak bu haritayı çoğaltıp yaydıkları gerekçesiyle, davalıların esere tecavüzlerinin menine, maddi tazminat isteminin ise ispat edilemediği gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, mali hakları davacıya ait bulunan tematik haritanın (eserin) davalılar tarafından izinsiz kopyalanarak yayıldığı iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiillerden doğan borçlara ilişkin olarak zararın belirlenmesi ilkesini düzenleyen Borçlar Kanunu'nun 42/2. maddesinde, zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakimin, halin mutad cereyanını ve zarar gören tarafın aldığı tedbirleri göz önüne alarak onu adalete uygun olarak tayin edeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı vekili, izinsiz olarak çoğaltılan harita nedeniyle davalıların elde ettikleri karı tazminat olarak istemiş olup, buna göre davalıların elde ettikleri kar, dolayısıyla davacının talep ettiği tazminat belirlenemiyorsa B.K.'nın 42. ve 43. maddeleri göz önüne alınarak hakim tarafından tazminatın belirlenmesi gerekirken, mahkemece, davacının maddi tazminatı ispat edemediği gerekçesiyle bu istemin reddine ilişkin verilen karar doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy