(6762 S. K. m. 57) (556 S. KHK. m. 62)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Bafra Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.07.2008 tarih ve 2006/768-2008/241 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan H. G. tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.07.2010 gününde davalılardan asil H. G. geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan asil dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin kendi adlarına tescilli markaları ile Türkiye geneline yayılmış bayilikleri vasıtasıyla halk arasında mutfak gazı olarak bilinen sıvılaştırılmış petrol gazı dağıtım ve tevzi işi ile iştigal ettiklerini, karşı tarafın ise takasçılık işi ile iştigal eden tacir olduğunu, müvekkili şirketlere tescil edilen markaların 556 Sayılı Kanun Hükmünde kararname ile koruma altına alındığını, davalının mülkiyeti müvekkili şirketlere ait markalı tüpleri piyasadan toplamak suretiyle kullanılamaz hale getirdiğini ve ticari amaçla kullandığını, müvekkili şirketin demirbaşları arasında yer alan ve mülkiyeti müvekkili şirketlere ait olan tüplerin piyasadan çekildiğini, dönüşümünün yapılmadığını, bu nedenle müvekkili şirketlerin öz sermaye kaybının yanı sıra abone ve kar kaybına neden olduğunu, aynı zamanda ticari itibarı, marka ve imajının zedelendiğini, davalının bu eylemlerinin Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/250 değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, yapılan aramada davalının iş yerinde mülkiyeti müvekkiline ait olan çok sayıda tüp tespit edildiğini ileri sürerek, davalıların müvekkil şirketlere ait tescilli M.. ve L..markasına vaki tecavüzünün önlenmesine, davalıların eylemlerinin haksız rekabet ve markaya tecavüz olduğunun tespitine ve tekrarının önlenmesi suretiyle tecavüzün men'ine, tüplerin istimvalden men'ine ve imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2000,00 YTL maddi ve 5000,00 YTL manevi tazminata hükmolunmasına, hükmolunacak tazminatlara dava tarihinden itibaren reeskont faiz uygulanmasına, hüküm özetinin Türkiye sathında yayınlanan yüksek tirajlı üç adet (günlük) gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı H. G., A..bayisi olduğunu, davacıya ait tüplerin kendileri tarafından piyasadan toplanıp kullanılamaz hale getirildiğine dair iddianın gerçek dışı olduğunu, müşterilerin kullandığı tüpleri hangi marka olursa olsun kendilerine bıraktıklarını, bu tüpleri takas ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı L... A.Ş.'nin 1.574.88 YTL. diğer davacının ise 47.86 YTL maddi tazminat isteyebileceği, 11.08.2006 tarihinde yapılan tespitte M... markalı bir tanesi 24 kg'lık, bir tanesi 12 kg'lık tüp M... markalı 42 tanesi 12 kg'lık tombul tüp, 10 tanesi 12 kg'lık vanalı tüp, 40 adet 2 kg'lık piknik tüpün davalı A... bayii olan işyerinde tespit edildiği, davalıların yapılan bu tespite herhangi bir itirazlarının olmadığı, davalıların işyerlerinde davacı şirkete ait tüplerin boş olarak bulunduğu, davacılara ait boş tüplerin piyasadan toplanması ve T.T.K.'nun 57/5. maddesi uyarınca şahsi ihtiyaçtan başka bir sebeple elde bulundurulmasının haksız rekabet fiilini oluşturduğu, davalıların fiilinin haksız rekabet teşkil ettiği, 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince davacı şirketin maddi tazminat hakları ile markaya vaki tecavüzün men'i ve haksız rekabet-haksız fiilin engellenmesini isteme haklarının doğduğu, markaya tecavüzün varlığı kabul edildiğinden 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62/1-b maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, işyeri ile bağı belirlenemeyen davalı F. G. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı H. G. aleyhine açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabul ve tespiti ile davalının davacı şirketlere ait tescilli markaya vaki tecavüzünün, haksız rekabetinin önlenmesine, tüplerin istimalden men'ine ve imhasına, 1.574,88 YTL maddi ve haksız rekabetin niteliği ve tüplerin sayısı dikkate alınarak takdiren 1.000,00 YTL manevi tazminatın davacı L... A.Ş.'ne, 47,86 YTL maddi ve haksız rekabetin niteliği ve tüplerin sayısı dikkate alınarak takdiren 300,00 YTL manevi tazminatın diğer davacıya verilmesine, her iki tazminatın davanın açıldığı, 12.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, hüküm özetinin masrafı davacı tarafça karşılandığında Türkiye genelinde yayınlanan yüksek tirajlı bir günlük gazetede yayınlanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan H. temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Hamit'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan H.'in bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 116,29 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy