(6762 S. K. m. 1298)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 22.5.2008 tarih ve 2007/1184 - 2008/713 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, aracı için dava dışı sigorta şirketinin acentesi olan davalı şirkete 21.6.2003/2004 tarihlerini kapsayan kasko sigortası yaptırdığını, 3 aylık prim borçlarını da ödediğini, prim borçları ödenmediğinden poliçenin 21.9.2003 tarihinde sigorta şirketi tarafından iptal edilmesine ve borcu bulunmamasına rağmen davalı tarafından hakkında icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, borcu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 16.9.2003 tarihli dilekçesi üzerine aracının ön camını sigorta kapsamında değiştirildiğini, ibra ve temlik belgesi imzalandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigorta poliçesi güvencesinin 21.6.2003 tarihinde başladığı, davacının 16.9.2003 tarihinde dava dışı sigorta şirketine müracaat ederek camının değiştirilmesini istediği, talebin sigorta şirketince karşılanması üzerine davacının ibra belgesi imzaladığı, 17.9.2003 tarihinde poliçenin sigorta şirketi tarafından iptal edildiği, 17.7.2003 tarihinden itibaren davacının poliçe priminden sorumlu olmaması gerektiği, T.T.K.nun 1298. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinin yasal sebeplerle sona ermesi halinde sona erme gününden sonraki primin onu ödemiş olana iadesi gerektiği, davacının iptal tarihine kadar primleri ödemiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle davacının davalıya 1000520 numaralı 21.6.2003 başlangıç tarihli kasko sigorta poliçesinden dolayı borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 92,03 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy