(Patent İşbirliği Antlaşması m. 27) (2709 S. K. m. 90) (551 S. KHK. m. 2, 4, 62, 71)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.07.2008 tarih ve 2006/86-2008/161 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde davacı avukatı Selin Sinem Yalıncak geldi, davalı vekili tebligata rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 01.07.2005 tarihli dava ve 26.03.2007 günlü ıslah dilekçeleriyle; iş merkezi İsviçre'de bulunan, bu nedenle 551 sayılı KHK'nin 2. maddesinde sayılan kişilerden sayılan müvekkilinin Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) hükümlerinden istifade ederek 29.06.1995 ve 10.01.1996 tarihlerinde, Birleşik Krallık'da yapılan 9513224.7 ve 9600429.6 sayılı başvuruların rüçhanını kullanarak, Somatostatin Peptidler başlıklı buluş için, 28.06.1996 tarihinde 83 ülkeyi kapsayacak biçimde uluslar arası patent başvurusunda bulunduğunu, PCT/EP96/02840 sayılı olup, TR 1997/01718 T1 kod numarası verilen başvurunun, uluslararası kuruluş tarafından, Avrupa Patent Ofisi'nden Araştırma Raporu'nun alınması, aynı ofis tarafından bir kez yenilik incelemesine tabi tutulmasından sonra PCT 2. Faz olarak ulusal aşamaya geçtiğini, bu sırada Avustralya, Japonya, Amerika, Rusya ve Avrupa Patent Ofisi tarafından incelenerek yenilik ve buluş basamağı niteliklerini taşıdığı kabul edilerek patente bağlandığını, ön inceleme raporunda 1-9 sayılı istemlerin buluş basamağı içermediği, 10 numaralı istemin ise tedavi metoduna ilişkin bulunduğunun ifade olunduğunu, TPE'nin ön inceleme raporunu göndermesi üzerine müvekkilinin, 1-4 ve 10 sayılı istemleri iptal ettiğini, 5-9 sayılı istemleri 1, 3 ve 6-8 sayılı istemleri ide 6-8 olarak yeniden numaralandırarak görüşlerini kuruma sunduğunu ve ikinci incelemenin İsveç Patent Ofisi tarafından incelenmesini talep ettiğini, anılan ofisi düzenlediği inceleme raporu ile istemleri sanayiye uygulanabilir ve yeni bulduğunu, ancak buluş basamağını içermediğini ifade ettiğini, bu raporun gönderilmesini müteakip karşı görüşlerini kuruma sunmuş ve inceleme talep formu ekinde sunulan mevcut buluş formül II bileşiklerinin inceleme raporunda belirtilen WO-A-9500553, WO-A-9400489 ve EP-A-0029310 sayılı üç referansın öğretisi üzerinde yeni olduğu ve buluş basamağını aştığının ifade olunduğunu, ayrıca 3. incelemenin İsveç Patent Ofisi tarafından yapılmasının istendiğini, ücretin de yatırılmasına karşın TPE'nün başvuru konusu buluşun İsveç Patent Ofisi tarafından inceleme ve araştırma yapılamayacak IPC'lere ilişkin bulunduğu gerekçesiyle başka bir patent ofisinin seçilmesinin talep olunduğunu, müvekkilinin İsveç Patent Ofisi tarafından inceleme yapılmasını talep etmesine karşın incelemenin bir yıl süre bekletilmesinden sonra Rusya Patent Ofisi' ne yaptırıldığını, IPC'lere ilişkin inceleme yapma konusunda yetkili olmasına karşın incelemenin İsveç Patent Ofisi'ne yaptırılmadığını, bu nedenle başvurucu ile inceleme dairesi arasındaki tebliğ ve görüş bildirme biçimindeki iletişimin kesildiğini, 3. inceleme raporunu düzenleyen Rusya Patent Ofisi'nin müvekkilinin ikinci inceleme raporuna karşı olan görüşleri hiç dikkate almadığını, bu nedenle aslında raporunun 3. değil 2. inceleme raporu sayılması gerektiğini, Rusya Patent Ofisi'nin bu raporu üzerine, TPE Patent Dairesi Başkanlığı'nın 01.03.2005 gün ve 46500 sayılı yazısı ile başvuru konusu buluşun patentlenebilirlik kriterlerini taşımadığı gerekçesiyle başvurunun ret edildiğini, başvurunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olduğu gerekçesi ile başvurunun bir kez daha incelenerek patent tesciline bağlanması istem ve arzusunu taşıyan itirazlarının nihai olarak YİDK'nun 02.05.2005 gün ve P-25 sayılı kararı ile reddedildiğini, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 90/son, 551 sayılı KHK'nin 4 ve 71. maddeleri uyarınca yargılama konusu olaya uygulanması gereken Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC), Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) ve Patent Kanunu Anlaşması (PLT) hükümleri uyarınca patent incelemelerinin sayısının üçle sınırlandırmasının hukuka uygun bulunmadığını, aynı biçimde TRİPS hükümlerinde de inceleme sayısını üç ile sınırlayan bir hüküm olmadığını, bunun yanında Somatostatin Peptidler başlıklı patent başvurusuna eş ve eşdeğer bir kısım başvuruların ABD, Rusya bazı yabancı ülkeler tarafından patente bağlandığını, uzun yıllar süren masraflı ve yoğun emek gerektiren araştırmalar sonucu ortaya çıkarılan buluşla ilgili başvurunun şekli bir kısım kabullerle reddedilmesinin adil olmadığını, TPE'nin 551 sayılı KHK'nin 62. maddesi hükümlerini yanlış uyguladığını, 3. inceleme rapor una karşı müvekkilinin görüş bildirme ve başvuruda değişiklik yapma hakkının elinden alındığını, kaldı ki 551 sayılı KHK'nin 62. maddesi hükümlerinde inceleme sayısı ile ilgili bir sınırlandırma olmadığını, bu yoldaki yorumun yukarıda belirtilen uluslar arası hukuki metinlere aykırı olduğunu ifade ederek, itirazlarının reddine dair YİDK kararının iptaline ve Somatostatin Peptidler başlıklı patent başvurusunun kabul edilerek yeniden incelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı TPE vekili, kurumun yaptığı işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu belirterek davanın
reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacının Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) hükümlerinden istifade ederek 29.06.1995 ve 10.01.1996 tarihlerinde, Birleşik Krallık'da yapılan 9513224.7 ve 9600429.6 sayılı başvuruların rüçhanını kullanarak, Somatostatin Peptidler başlıklı, buluş için, 28.06.1996 tarihinde, 83 ülkeyi kapsayacak biçimde uluslararası patent başvurusunda bulunduğu; PCT/EP96/02840 sayılı olup, TR 1997/01718 T1 kod numarası verilen başvurunun, uluslar arası kuruluş tarafından, Avrupa Patent Ofisi tarafından düzenlenen Araştırma Raporu'nun alınması, aynı ofis tarafından istem doğrultusunda bir kez yenilik incelemesine tabi tutulmasından sonra PCT 2. Faz olarak ılusal safhaya geçtiği, ön inceleme raporunda 1-9 sayılı istemlerin yeni ve sanayiye uygulanabilir olmasına karşın buluş basamağı içermediğinin bildirildiği, TPE'nin başvuruyu incelemeye geçmesinden sonra, başvurucunun anılan inceleme raporu doğrultusunda görüşlerini sunarak, başvuru konusu istemleri yeniden düzenleyerek 06.07.1999 tarihinde 2. inceleme raporunun İsveç Patent Ofisi tarafından düzenlenmesi talebinde bulunduğu, anılan ofisin düzenlediği inceleme raporunda başvurunun korunması talep olunan 1-8 sayılı istemlerindeki buluşun, WO-A-950053, WO-A-9400489, EP-A-29310, EP-A389180 ve EP-A-395417 sayılı D1-D5 sıralı dokümanlarda da bulunduğu, onlardan tek farkının eşdeğer unsurlarla değiştirilmesi olduğu, yapıdaki eşdeğer farklılığın geçmiş çalışmalara göre beklenmedik herhangi bir yararlı etkisi olduğunun ikna edici bir şekilde gösterilmediği, atıfta bulunulan sonuçların tanımlanan yapıdan çıkarılmasının mümkün olmadığı ve buluş basamağını taşımadığının hüküm altına alındığı, anılan raporun 08.01.2002/2921 sayılı yazı ile başvurucuya tebliğ olunduğu ve gerekçeli görüşler ile istenirse gerekli değişikliklerin yapılması için üç aylık süre verildiği, başvurucunun 05.04.2002 tarihinde karşı ve gerekçeli görüşleriyle incelemenin İsveç Patent Ofisi tarafından yapılması istemini içeren dilekçesini kuruma sunduğu, kurumun inceleme yaptıracağı kurumlarla yaptığı protokol hükümlerine göre iş bu davanın konusu olan başvurunun artık İsveç Patent Ofisi tarafından incelenemeyeceğini ve TPE ile anlaşmalı diğer bir inceleme Ofisin in seçilmesi gerektiğini başvurucuya bildirdiği, bunun üzerine başvurucunun bu karara yahut teklife karşı kurum nezdinde herhangi bir itiraz (ve bunun üzerine dava) gerçekleştirmediği ve 30.04.2003 tarihinde incelemenin Rusya Patent Ofisi tarafından yapılmasını talep ettiği, Rusya Patent Ofisi tarafından düzenlenen raporda başvurunun korunması talep olunan 1-8 sayılı istemlerindeki buluşun, WO-A-950053, WO-A-9400489, EP-A-29310, EP-A389180 ve EP-A-395417 sayılı D1-D5 sıralı dokümanlara göre yeni olmasına karşın buluş basamağını taşımadığının bildirildiği, Rusya Patent Ofisi'nin bu raporu üzerine, TPE Patent Dairesi Başkanlığının 01.03.2005 gün ve 46500 sayılı yazısı ile başvuru konusu buluşun patentlenebilirlik kriterlerini taşımadığı gerekçesiyle başvurunun ret edildiği ve inceleme raporunun başvurucuya tebliğ olunduğu, başvurucu vekilinin başvurunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olduğu gerekçesi ile başvurunun bir kez daha incelenerek patent tesciline bağlanması istem ve arzusunu taşıyan itirazlarının nihai olarak YİDK'nun 02.05.2005 gün ve P-25 sayılı kararı ile reddedildiği, davacının başvurusu Patent Dairesi Başkanlığı tarafından bir araştırma raporu ve üç inceleme raporunun düzenlenmesinden sonra reddedildiği, davacının isteminin başvurunun yalnızca üç kez incelemeye tabi tutulmasının uluslar arası sözleşmelerin elverişli hükümleri karşısında mümkün olmadığı, dolayısıyla incelemelerin sürmesi gerektiği, kaldı ki 551 sayılı KHK'nin 62. maddesinin bu şekilde yorumlanmasının da mümkün olmadığı, üçüncü incelemenin İsveç Patent Ofisinde yapılması talep olunmasına karşın Rusya Patent Ofisinde yaptırılmasının hukuka aykırı olduğu ve bu sebeple Rusya Patent Ofisinin düzenlediği raporun 3. değil 2. inceleme raporu olarak kabul edilmesi gerektiği ve ikinci olarak da başvurunun patentlenebilirlik kriterlerini taşıması sebebiyle başvurunun reddine esas alınan inceleme raporunun teknik ve hukuka aykırı olması sebebiyle ret kararına dayanak yapılamayacağına dayandığı, Patent İşbirliği Anlaşması (PCT), patent başvurusu usulünü ve yenilik araştırmasını tek bir biçimde örnekleştirdiği. Bu suretle buluş sahibinin üye ülkelerin birinde yaptığı milletlerarası başvuru ile kendisi tarafından belirlenen üye ülkelerde patent almasını sağlamadığı, üye ülkelere veya Paris Sözleşmesine taraf ülkelerden birine mensup olan veya bu ülkelerden birinde ikametgahı bulunan buluş sahibi kendisi açısından yetkili bulunan patent dairesine milletlerarası patent müracaatı yapabileceği, PCT/EP96/02840 sayılı olup, TR 1997/01718 T1 kod numaralı başvuruda Türkiye, patent alınmak istenilen ülke olarak gösterildiği, başvuru dairesi, başvurunun bir nüshasını Uluslararası Büroya, bir nüshasını da Milletlerarası yenilik incelemesi yapmaya yetkili araştırma bürosuna gönderir. Araştırma ve istenirse ön inceleme raporunun tanzimini müteakip başvurucu, 19. ayın sonuna kadar seçtiği yerel patent ofislerine başvuruyu intikal ettireceğini ve bu andan sonra patent başvurusu belirlenen veya seçilen ülkelerin ulusal hukuklarına göre sürdürüleceği, PCT/EP96/02840 sayılı olup, TR 1997/01718 T1 sayılı patent başvurusunun da yukarıda özetlenen süreci yaşamış ve araştırma ile istem üzerine düzenlenebilen ön inceleme raporlarının tanziminden ve başvurunun Türk Patent Enstitüsüne gönderilmesi isteminin gerçekleşmesinden sonra TPE kayıtlarına PCT 2. Faz olarak girdiği, dolayısıyla yargılama konusu patent başvurusu PCT yoluyla da gelse, başvurunun TPE kayıtlarına girdiği andan sonraki işlemlerin Türk Hukukuna göre sürdürülmesi zorunluluğu bulunduğu, zira PCT madde 22, 25 ve 27 hükümleri ile PCT Yönetmeliğinin 51. maddesinin 2. mükerrer 1. maddesi ile ilgili diğer hükümlerinin başvurunun yerel ofislere intikalinden sonraki aşamaya ilişkin bir düzenlemeye yer vermediği, yalnızca PCT nin 27/1. maddesi uyarınca Ulusal hukuk, uluslararası başvurunun içerik ve şekli bakımından anlaşma ve yönetmelikte öngörülen gereklerden başkalarının yerine getirilmesini isteyemez ve ek gerekler koyamaz biçiminde bir hüküm içerdiği, bu istisnanın istisnalarının da anılan maddenin müteakip hükümlerinde gösterildiğini, PCT ve ilgili Yönetmeliğindeki anılan hükümlerin, istisnalar haricinde PCT başvurusunun ulusal safhaya geçmesinden önceki süreci düzenlediği ve bu nedenle PCT ve Yönetmeliğinin hükümlerinin, doğrudan doğruya TPE nezdinde devam eden süreçteki işlemlere uygulanmasının mümkün olmadığı gibi, öte yandan inceleme raporlarının düzenlenmesi ve sayısı ile ilgili olarak PCT ve Yönetmeliğinde elverişli bir hüküm de bulunmadığı, gerek IPC gerekse PLT hükümlerinin PCT yoluyla ulusal safhaya geçen patent başvurularına uygulanabilme olanağı bulunmamaktadır. Çünkü bunların her birinin PCT hükümleriyle de gelse ulusal başvurularla ilgili bir hükme yer vermediği, aynı biçimde TRİPS'in patentlerle ilgili 27-34. maddeleri ile diğer madde hükümlerinde, incelemenin yapılma sayı ve biçimine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, inceleme sayısı ve biçimi ile ilgili olarak uygulanabilecek elverişli bir uluslar arası bir anlaşma hükmünün bulunmaması karşısında 551 sayılı KHK'nin 4. maddesi hükümlerinin yargılama konusu olaya uygulanamayacağı, diğer taraftan Patent İşbirliği Anlaşması (PCT), patent başvurusu usulü yanında, yenilik araştırmasını da tek bir biçimde örnekleştirmekte ve eğer talep gerçekleşirse ön inceleme raporunun düzenlenmesine olanak verdiği, bu raporun da ulusal safhaya geçilmesinden sonra nazara alınacağı, PCT sürecinin, başvurunun ulusal safhaya geçmesinden önce, 551 sayılı KHK'nin 62. maddesinin 2. fıkrasındaki araştırma raporu düzenlenmesi ve 5. fıkrasındaki 1. inceleme raporu düzenlenmesi safhasını da içerecek biçimde gerçekleşmiş ve ondan sonra ulusal aşamaya girdiği, anılan Anlaşma ve ilgili Yönetmelik Hükümlerinin içerik ve amacı da zaten, birinci ve ikinci kısımdan sonra ulusal aşamaya geçişe izin vermek suretiyle ön inceleme raporuna değer verilmesi olduğu, yani başvurucunun bu raporu gördükten sonra harekete geçeceği ülkeleri belirlemesi ve/veya başvuruya devam edip etmeme konusunda karar vermesine yardımcı olacak bir amaç taşıdığı, aksi halde 62. maddede yer alan araştırma raporunun da tekrar düzenlenmesinin icap edeceği, bunun anlamsızlığının ise açık olduğu, kuruluş nezdinde ön inceleme yapılması ve rapor düzenlenmesi talebinde bulunanın da başvurucu davacı olduğu nazara alınırsa çelişkinin daha açık biçimde göze çarpacağı, onun için, uluslar arası kuruluşun yaptırdığı ön inceleme raporunun 1. inceleme raporu olarak nazara alınamayacağına yönelik iddialara katılmanın mümkün bulunmadığı, 551 sayılı KHK'ye göre; yeni, tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşların, patent verilerek korunacağı, tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan buluş yenidir. Buluş, ilgili olduğu teknik alandaki bir uzman tarafından, tekniğin bilinen durumundan aşikar bir şekilde çıkarılamayan bir faaliyet sonucu gerçekleşmiş ise, tekniğin bilinen durumunun aşıldığının kabul edileceği, davacı başvurucunun 3. inceleme raporunun İsveç Patent Ofisi tarafından düzenlenmesini istediği ancak TPE'nin bu sırada bu tür başvuruları inceletebilmek için yaptığı protokol ile İsveç Patent Ofisi anlaşmalı ofisler arasından çıktığı, bu durumda yapılması gerekenin anlaşmalı başka bir kuruluşa başvurunun incelettirilmesi olduğu, TPE'nin de aynı bildirimi başvurucuya bildirdiği, başvurucunun da bu yöndeki değişikliğe karşı herhangi bir itiraz gerçekleştirmediği, aksine isteme katılmış ve başvurunun Rusya Patent Ofisi tarafından incelenmesini istediği, bu sebeple yargılama aşamasında dönüp bu işlemin hukuka aykırı olduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki ortada bir hukuka aykırılık da bulunmadığı bu sebeple Rusya Patent Ofisinin düzenlediği raporun aslında 2. inceleme raporu olduğu biçimindeki iddianın kabul edilebilir bulunmadığı, istem üzerine, Rusya Patent Ofisi tarafından düzenlenen 3. inceleme raporunda başvurunun korunması talep olunan 1-8 sayılı istemlerindeki buluşun, WO-A-950053, WO-A-9400489, EP-A-29310, EP-A389180 ve EP-A-395417 sayılı D1-D5 sıralı dokümanlara göre yeni olmasına karşın buluş basamağını taşımadığının bildirildiği, bu durumda TPE'nin yapması gerekenin; ya başvurunun reddi veya istem ve istemlerin tamamı veya bir kısmı için patent verilmesi şeklinde olacağı, nitekim TPE inceleme raporunu da nazara alarak 01.03.2005 gün ve 46500 sayılı yazısı ile başvuru konusu buluşun patentlenebilirlik kriterlerini taşımadığı gerekçesiyle başvuruyu reddettiği ve inceleme raporunu da başvurucuya tebliğ ettiği, 551 sayılı KHK'nin 62. maddesi hükmü, bir patent başvurusunun ancak üç kez incelemeye tabi tutulabileceğini açık, net ve tartışmaya sebebiyet vermeyecek biçimde hüküm altına aldığı, 551 sayılı KHK, sayı olarak üç incelemeye imkan verdiği, ancak son inceleme sonucunda düzenlenen rapor buluşun patentlenebilirliği konusunda gerçekten doğru yargıya varıp, varmadığının mahkeme aracılığıyla tetkikinin mümkün olduğu, başvurunun korunması talep olunan 1-8 sayılı istemlerindeki buluşun, WO-A-950053, WO-A-9400489, EP-A-29310, EP-A389180 ve EP-A-395417 sayılı D1-D5 sıralı dokümanlara göre yeni olmasına karşın, buluş basamağını taşımadığı, öte yandan davacının aynı buluşun patente bağlandığını bildirdiği ülkelerin patent belgelerindeki gerek tarifname ve gerekse istemlerin, davacının yargılama konusu olan iş bu başvurusunun tarifname ve istemlerinden farklı bulunduğunun da açık biçimde gözlenebildiği, kaldı ki patent inceleme sistemi ile bunun niteliği sebebiyle bu tür farklı sonuçların ortaya çıkmasının zaten kaçınılmaz ve öngörülebilir olduğu, başvurunun reddi kararının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy