(6762 S. K. m. 329, 405) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2007 tarih ve 2007/100-2007/650 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde davacı avukatı B. T. ile davalı avukatı S. Y. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi D. B. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 11.08.2004 tarihinde 17.422. Euro karşılığı 31.359.60 YTL ile davalı şirkete ortak olduğunu, müvekkiline parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, ancak herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, devir senedinde yer alan Yimpaş A.Ş. unvanlı bir şirketin bulunmadığını, yapılan işlemin SPK mevzuatına aykırı olduğunu ileri sürerek, ilgili Yimpaş Holding A.Ş. Hisse Devir ve Kabul Sözleşmesi adlı belge ile SPK, TTK, Bankalar Kanunun ve diğer kanun hükümleri uyarınca hisse senedi satımı yapılamayacağının tesbitine, bu doğrultuda geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tesbitine, kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve müvekkili tarafından yatırılan 17.422. Euro alacağın 9.000 Euro'luk kısmının karşılığı olan 16.200. YTL'nin en yüksek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili Yimpaş Holding A.Ş. ortağı olmayıp Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğunu, iradeyi bozan sebeplere dayalı olarak açılan davada bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının şirket ortağı olduğu için ortaklık sözleşmesinin geçersizliğinin tesbitini isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu'nun kaydında bulunan bir şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde 58 adet hissesi bulunduğu, TTK.'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde D. U. davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş. hakkında açılan davanın esastan davalı, D. U. hakkında açılan davanın ise husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler
Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline hisse talep formu imzalatılarak (17.422) Euro ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formu davalı Yimpaş Gıda San. A.Ş. unvanını taşımakta olup, devredenin Yimpaş Holding A.Ş., devredilen hisse adedinin 58, birim fiyatının (300) Euro ve ödenen miktarın (17.400) Euro olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgelere göre, davacının Yimpaş Gıda San. A.Ş.'nde (1.000.000) TL nominal bedelli 58 hissesi vardır. Takasbank kayıtlarına göre de davacının Yimpaş grup şirketlerine ait hisse senedi kaydının tesbit edilemediği bildirilmiştir.
Öte yandan, davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank'ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında çoğun içinde az da vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy