(818 S. K. m. 47) (5684 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 23.07.2008 tarih ve 2007/566-2008/383 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının maliki ve işleteni olduğu araçta müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu sırada lastik patlaması sonucu 04/04/2002 tarihinde meydana gelen kazada yaralandığını (dava sırasında vefat etmekle mirasçıları vekili sıfatıyla) ileri sürülerek, 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan araç ile ilgili zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketine davanın ihbar edilmesini, davacının hatır taşıması sırasında yaralandığını, 4 yıl sonra talep edilen manevi tazminat talebinin fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, H. K.'ın yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada yaralanarak daha sonra 15/08/2006 tarihinde vefat etmesi sebebiyle mirasçılarına 22.003,84 TL maddi tazminatın intikal edeceği, iş kazası sonucu vefat söz konusu olmadığından peşin sermaye ödemesi yapılmadığı, hatır taşımasına ilişkin davalı tarafça delil sunulmadığı, zorunlu trafik sigortacısı iflas ettiğinden Güvence Hesabından H. K.'a 11.000 TL ödemenin mahsubu ile 10.000 TL maddi tazminatın ve BK. 47. madde gereğince 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan 596,70 TL temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına, 10.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy