(818 S. K. m. 41, 53) (6762 S. K. m. 321, 336)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.10.2004 tarih ve 2002/341 - 2004/322 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı Oyakbank A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.11.2009 gününde davalılardan Oyakbank A.Ş. avukatı T. Ç. gelip, davacı ve diğer davalılar ve avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank Kocaeli şubesinde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, Yurtbank A.Ş.'nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların off-shore hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, (13.726.493.151.-) TL'nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı B. E. vekili, müvekkilinin bankanın genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, davacının parasını öncelikle off-shore şirketinden talep etmesi gerektiğini, davacının kendi iradesi ile parasını off-shore hesabına gönderdiğini, banka çalışanlarının yönlendirmesi iddiasının inandırıcı olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı TMSF vekili, davanın Ankara Ticaret Mahkemelerinde görülmesinin gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Banka vekili, davaya bakma yetkisinin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın haksız fiile dayandırılmış olması halinde zamanaşımına uğradığını, off-shore bankası ile müvekkilinin hükmi şahsiyetlerinin farklı olduğunu, bankanın müşteriyi yönlendirmesinin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Z. İ., B. Ö., P. B., Üçem Taahhüt A.Ş., Balkaner Holding A.Ş., Y. Ö., A. B., S. E. vekili davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına havale edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz erken açılan bir dava olduğu gerekçesiyle, davalılar B. E., B. Ö., Y. Ö., P. B., A. B. O., A. U. B., Z. İ. ve Üçem Taahhüt A.Ş. Aleyhine açılan davanın atiye terki nedeniyle bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı Banka, A. A. B., Balkaner Holding A.Ş. ve S. E. haklarında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince davalı Oyakbank A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalı Oyakbank A.Ş. vekili 10.12.2007 tarihli temyiz dilekçesinin, temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda mümeyyiz davalı vekilinin süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından, davalı banka vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı Oyakbank A.Ş.'nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Kocaeli Şubesi'nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, haklarında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen davalılar dışında kalan diğer davalılar hakkında açılan davanın zamansız olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından önce İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.'nin ve diğer davalı Holding'in yöneticisi olan davalı A. B. hakkında, offshore hesaplan üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.Ceza Dairesi'nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı A. B. ve Yurtbank A.Ş.'nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A,Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı A. B. tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.'nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.'den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK'nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK'nun 41, TTK'nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı A. B.'in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tçmyiz itirazlarının kabulüyle davalılar A. B., S. E., Oyakbank A.Ş. ve Balkaner Holding A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine ilişkin kararın davacı yararına BOZULMASINA, davalı Banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy