(6762 S. K. m. 3, 4) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.09.2008 tarih ve 2007/1776-2008/1231 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. P. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından bilgi ve onayı olmaksızın üçüncü bir şahsın hesabına 5.000,00 YTL EFT yapıldığını, davalı bankanın sistemleri kullanılarak yapılan işlem sonucu müvekkilinin hesabından haksız olarak alınan paranın talepte bulunulmasına rağmen davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, çekilen 5.000,00 YTL'nin işlemin yapıldığı 19.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesabından yapılan havale işlemleri ile ilgili olarak müvekkili bankaya izafe edilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, internet bankacılığında kullanılan erişim mekanizmasını daha güvenli hale getirecek teknolojileri kullanmayan davalı bankanın davacının hesabından çekilen parayı davacıya ödemesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 5.000,00 YTL'nin 19.11.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının hesabından internet bankacılığı işlemleri ile çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, davacı istediği miktarın işlemin yapıldığı 19.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini istemiş olmasına rağmen mahkemece hüküm altına alınan miktara 19.11.2006 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi suretiyle zararın doğumundan önceki bir tarihten itibaren ve talebi aşacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyip kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hüküm altına alınan miktarın yasal faiz oranıyla tahsiline karar verilmiştir. TTK'nun: Ticari işler başlığı altında düzenlenmiş bulunan 3 ncü maddesinde bir ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işlerin ticari iş olduğu belirtilmiş olup, anılan Kanun'un Ticari davalar ve delilleri başlığını taşıyan 4 ncü maddesinin 6 numaralı bendinde de bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Bu durumda davanın niteliği itibariyle ticari bir dava olması ve davacının avans faizi isteminde bulunmuş olmasına göre 3095 sayılı Kanun'un 2/2 nci maddesi uyarınca hüküm altına alınan miktarın avans faiz oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle de bozulması gerekirken yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu yönden de düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde geçen 19.11.2006 tarihinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine 19.12.2006 tarihi yazılmak suretiyle hükmün bu bentte açıklanan nedenlerle davalı taraf yararına; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde geçen yasal ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine avans ibaresi yazılmak suretiyle hükmün bu bentte açıklanan nedenlerle de davacı taraf yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy