(5846 S. K. m. 53, 54) (818 S. K. m. 169, 171)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.07.2008 tarih ve 2006/157-2008/220 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2010 gününde davalı avukatı G. Ş. gelip, davacı avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 11 adet taşıyıcı materyale kayıtlı Milli Müdahale Yılları konulu belgesel sinema eseri üzerinde çoğaltım, dağıtım ve satış haklarının sahibi olduğunu, davalı Bakanlıkla müvekkili şirketin yaptığı 16.11.2000 tarihli sözleşmenin okulların kaynak ve materyal gereksinimini karşılamak amacıyla eser üzerindeki hakların devrine ilişkin olduğunu, sözleşmenin davacının mali haklarını kısıtlamadığını, fikri haklarının devrini de içermediğini, davalının edimlerini yerine getirmediği için sözleşmeyi ihtarnameyle feshettiklerini ileri sürerek, 16.11.2000 tarihli sözleşmenin iptali ile tüm hakların davacıya iadesini istemiş; ıslah dilekçesiyle fesih talebinden vazgeçtiklerini bildirerek, muarazanın giderilmesini ve davacının eseri başkalarına satma hakkı bulunduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddianın gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava konusu filmin belgesel niteliğinde bir sinemaeseri olduğu, davadışı As Ajans Koll. Şti. ile davalı arasında 16.11.2000 tarihli sözleşme imzalanarak eser üzerindeki bir kısım hakların davalıya devredildiği, umuma arz, çoğaltma, yayma, (uyarlama), işleme, temsil, telli ve telsiz araçlarla yayın ve kamuya sunma haklarının süresiz olarak devredildiği, sözleşmenin özellikle 7/e, g, h bentlerindeki hükümlerle çoğaltma ve yayma hakkının süresiz, sınırsız olarak devredildiği, davadışı şirketin davalıya devrettiği bir hakkı, davacının 10.08.2004 tarihli sözleşmeyle davadışı şirketten devir almasının geçerli sonuç doğurmayacağı, nitekim FSEK'nun 53 üncü maddesi uyarınca, mali bir hakkı başkasına devredenin iktisap edene karşı hakkın mevcudiyeti yönünden sorumluluğunun BK'nun 169 uncu ve 171 nci maddeleri çerçevesinde belirleneceği, aynı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca da davacının korunamayacağı, davacının davadışı şirkete karşı hukuki yollara başvurabileceği, davacıyla davalı arasında sözleşme ilişkisi kurulmadığı, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, nitekim fesih davasını davacının ıslah ettiği, ıslah konusu iddianın kanıtlanamadığı ve hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy