(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.10.2007 tarih ve 2006/417 - 2007/677 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davacı avukatı İ.T. ile davalı avukatı K.Ö. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Özbekistan'da mukim Kasansay-Teleman J.V. firmasının Kurmakta olduğu fabrikanın ihtiyacı olan makine ve teçhizatın temini işini müvekkilinin üstlendiğini, temin edilen makinelerin davalı şirkete taşıma rizikolarına karşı sigorta ettirildiğini, söz konusu makinelerin konteyner içinde taşındığı sırada hasarlandığının tespit edildiğini, poliçe ile teminat altına alınan zararın davalı yanca tazmin edilmediğini ileri sürerek, 329.500 USD'nin yıllık % 5 faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, poliçelerin TL üzerinden düzenlediğini, primin TL olarak ödendiğini, bu nedenle USD olarak talepte bulunulmayacağını, hasarın ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığını, emtia içeren konteynerde hasar oluşmamasının da ambalaj yetersizliğine delalet teşkil ettiğini, poliçedeki Institüte Corap Clauses A klozu 4/4.3'üncü maddesi gereğince zararın poliçe teminatı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı yanın sunduğu sigorta poliçelerinin TL üzerinden düzenlendiği gibi davacı yanca sunulan poliçelerde Cleins Payable In Turkey In Turkish Lira notuna göre de hasarın TL üzerinden tazmini gerektiği, Sigortalı emtianın konteynerlere yerleştirilmesinde herhangi bir uygunsuzluk bulunmadığı, zira, makinelerin hasarının ambalajlarındaki bir olumsuzluktan değil, aracın, yükün teknik özelliklerine ve yol durumuna uygun bir hızla seyretmemesi sonucunda oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 56.614.205.000.-TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilip, bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuş, daha sonra davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hüküm değişik gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen asıl ve ek rapora göre, gümrük ve kambiyo mevzuatı nedeniyle CİF satışlarda döviz bazlı poliçe düzenlenmesi gerektiği, pirim TL üzerinden ödenmiş ise de, ihracat çının alacağı KDV iadesi için poliçelerde DÖVİZ kurunun gösterilmesi gerektiği, gümrük beyannamelerinde ve satış faturalarında emtianın döviz cinsinden yazılmasının zorunlu olduğu, bu durumda menfaatin döviz üzerinden sigortalandığı, davacının döviz cinsinden tazminata hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 329.500 USD'nin fiili tahsil tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının yabancı para faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Bozma sonrası alınan 06.07.2007 tarihli bilirkişi kurulu ek raporundaki tespitler ve açıklamalar, davalı sigortacının TL üzerinden teminat verdiğine yönelik sonuç çıkartmaya elverişli olup, raporun sonuç bölümünde de bu sonuca varılması gerekirken, döviz üzerinden teminat verildiğine yönelik görüş bildirilmesi ve bu görüşün hükme esas alınması hatalı olmuştur. Zira, davalı sigortacının düzenlediği poliçede, poliçe tanzim günündeki kur da gösterilerek sigorta değeri TL olarak kararlaştırılmış ve primi de TL olarak tahsil edilmiştir. T.T.K.'nun 1299/2. maddesi uyarınca sigortacı poliçedeki sigorta değeri üzerinden sorumluluk altına girdiğine göre, tazminattan da TL olarak sorumlu tutulması icap eder. Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Sigorta değerinin döviz üzerinden belirtildiği ve kurun gösterildiği poliçeler daha sonra düzenlenmiş olup, CİF satış olarak yapılan ihracat sırasında gümrük ve kambiyo mevzuatının ve KDV iadesi işleminin zorunlu tuttuğu sebeplerle döviz üzerinden sigorta bedelinin ve satış faturasının döviz üzerinden düzenlenmesinin, sigorta teminatının yabancı para üzerinden kararlaştırıldığına delalet etmeyeceği gözetilmelidir. Kaldı ki, ihracat işlemi nedeniyle düzenlenen döviz bazlı poliçede de tazminatın TL olarak ödeneceği notuna da yer verilmiştir. TL olarak ödenen primin nasıl hesaplandığının belirtilmesi amacıyla ve KDV iadesinin milli para olarak tespiti için poliçede döviz kuru gösterilmesinin zorunlu olduğu uzman bilirkişi kurulu görüşü ile ortaya çıkmıştır. Teminatı TL olarak veren sigortacının, anılan mevzuat gereğince döviz kurunu, emtianın döviz üzerinden değerini de ayrıca poliçede göstermesi zorunluluğu söz konusu olup, bundan, teminatın yabancı para üzerinden kararlaştırıldığı sonucunu çıkartmak hatalıdır. Sigorta menfaatinin TL üzerinden kararlaştırıldığı belirgin olup, hasarlı emtianın dövizli değerinin poliçe tanzim tarihindeki kurdan TL karşılığı belirlenip, davalı sorumlu tutulmalıdır. Kaldı ki, mahkemece, ek raporun anlatım ve sonuç bölümünün arasındaki çelişkiye işaret eden davalı vekilinin itiraz dilekçesi gözetilmemiş ve ek rapor alınmamış, bu itiraz gerekçede karşılanmamıştır.
Bu durumda mahkemece, hükme esas ek rapordaki tespitlerin sigorta menfaatinin TL üzerinden doğru, kararlaştırıldığına işaret ettiği gözetilerek, yabancı para üzerinden doğan hasar bedelinin poliçede belirtilen tanzim günündeki kurdan TL karşılığına faiziyle birlikte hükmedilmesi gerekirken, 329.500 USD hasar bedelinin fiili tahsil tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy