(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 4, 1030)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beykoz Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.11.2007 tarih ve 2006/381-2007/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında "Meyve Boylama Makinesi"nin Fransa'dan Isparta'ya taşınmasına ilişkin yapılan sözleşme uyarınca taşımanın bedeli olarak 14.700,00 EURO tutarında fatura keşide edildiğini, bir kısmının ödenmemesi üzerine başlattıkları takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, davalının mal bedelini geç ödemesi nedeniyle müvekkilinin gemisinin Fransa Limanı'nda beklemesinden doğan masrafları da davalının ödemesi gerektiğini, davalı temsilcisinin bekleme ücretini ödeme taahhüdünde bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK'nun 1030 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan sürasterya süresi ve ücretinin tam Çarter navlun sözleşmelerinde istenebileceğini, somut olaydaki kırkambar sözleşmeleri için böyle bir ücret istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu bakiye alacağının varlığını yazılı belge ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ncü maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası eklenmiştIr. Bu düzenleme uyarınca, yine davadan önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup,bu hususlar aynı Kurul'un 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararı ile de bir kez daha vurgulanmıştır.
Somut olayda, dava, davacı taşıyan ile davalı taşıtan arasında deniz yolu ile taşıma sözleşmesine dayalı olarak, sorumluluğuna ilişkin olup, deniz yolu taşıma sırasındaki bekleme ücretinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yönelik itirazı iptali istemine yöneliktir. Davacı dava dilekçesinde ve 12.03.2007 tarihli layihasında, davalı vekili de 11.07.2007 tarihli dilekçesinde ve ayrıca da rapora itiraz dilekçesinde TTK.'nun 1030 vd. maddelerine ilişkin iddiada ve savunmada bulunmuştur. 6762 sayılı TTK.'nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 ncü kitabında düzenlenen 1030 vd.madde hükümlerinin de uygulanması gerektiğinden, bu iddiayı içeren davanın görülüp sonuçlandırılmasının öncelikle denizcilik ihtisas mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir.
Somut olayda, dava tarihinde, özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevli olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2009 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy