(2004 S. K. m. 257, 264)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.10.2007 tarih ve 2007/109 D. İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından islenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Figen Yılmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, nicelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyatı haciz talep eden vekili, borçlu tarafından kedide edilen 5,500,00 YTL. bononun vadesi geldiği halde ödenmediğini, icra takibi yapılacağım ancak borçlunun malları kaçırma ihtimali bulunduğunu ilen sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, borçlu hakkında icra takibi başlatıldığı gerekçesi ile koşulları oluşmayan ihtiyatı haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz, isteyen vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyatı haciz kararı verilmesine ilişkindir. İİK'nun 257'nci maddesinde ihtiyatı haciz kararı verilebilmesi koşulları düzenlenmiş olup, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bu para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyatı haciz isteminden önce alacağın tahsili amacıyla icra takibine başlanıldığı gerekçesi ile ihtiyati haciz istemi reddedilmiş ise de, ihtiyati haciz talebinde bulunmadan önce takip talebinde bulunulması ihtiyatı haciz kararı verilmesine engel bir durum olarak düzenlenmediği gibi, İİK'nun 264'üncü maddesinde yer alan ihtiyatı haciz kararından sonra yedi gün içinde takip talebinde bulunulması zorunluluğu, ancak ihtiyati haczin kesinleşmesini sağlamak üzere getirilen bir düzenleme olup, bu hükümden takip talebinde bulunulduktan sonra ihtiyarı haciz kararı verilemeyeceği sonucu da çıkarılamaz. Alacaklı yedi günlük süre işlemeye başlamadan önce de, takip talebinde bulunabilir veya dava açabilir. (Prof. Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı s. 905) O halde mahkemece, ihtiyati haciz isteminin, İİK'nun 257 ncı maddesi uyarınca değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isleyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy