(556 S. KHK. m. 8)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.09.2007 tarih ve 2006/423-2007/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.11.2009 gününde davacı avukatı ...... ile davalı avukatı ...... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü
Davacı vekili; müvekkilinin ticaret ünvanının çekirdek kelimesi ve birden fazla tescilli markası olan "b." ibaresinin, aynı zamanda şirketin kurucularının da soyadı olduğunu, markanın sektörde tanınmış bir marka olduğunu, davalı şirketin "b." işaretinin tanınmışlığından yararlanmak amacıyla bu ibarenin yanına ayırd ediciliği bulunmayan "M." ibaresini de ekleyerek "M. b. " ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı şirketin markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin "M. b." markasını 18.06.2007 tarihinde tescil ettirdiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacının üç markasının davalının tescilinden önceki tarihi taşınmasına rağmen farklı sınıflar için tescil edilmiş olması nedeniyle iltibas tehlikesinin bulunmadığını, kaldı ki "b." ibaresini ticaret alınında müvekkil ve ailesinin kullandığını ve dava konusu markada ad ve soyad kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlara göre; davacının "b." ayırdedici unsurunu taşıyan 35 ve 36.smıfta 188120, 36.sınıf için 188123 nolu 15.11.1997 tarihli, 9,14,35,38,39 ve 41.sınıflar için 2000/24185 nolu markaların sahibi olduğu, diğer markalardaki sınıfların çok daha geniş ancak tescil tarihlerinin 2002 ve sonrasına ait olduğu, davalının iptali istenen "M. b." markasının 24,25 ve 26 sınıflar için 24.11.2000 tarihinde tescil başvurusunun yapıldığı, itirazların reddinden sonra 25.01.2002 tarihinde tescilin tekamül ettirildiği, bu tarihten itibaren 5 yıllık süre dolmadan hükümsüzlük davasının açıldığı, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2005/21 esas sayılı kararından "b." ibaresinin 1991 yılından itibaren de marka olarak yaygın bir şekilde kullanılıp tescilden önce ayırdedicilik kazandığının belirtildiği, Paris Konvansiyonu' nun 8 ve 556 Sayılı KHK'nin 8/5. maddesi gereğince davacının iltibasa neden olan ve açık benzerlik taşıyan davalının markasının hükümsüzlüğünü isteyebileceği, davalı markasındaki "M." ibaresinin ayırdedicilik niteliği sağlamadığı, davacının markasının davalı markasının tescil edildiği tarih itibariyle ciddi bir tanınmışlığa ulaştığı, bu nedenle farklı mal ve hizmetler açısından da tescile engel oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davalının 2000/25586 numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 625,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)