(Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.4, A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.11.2007 tarih ve 2007/57 - 2007/367 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde kaskolu aracının seyir sırasında yolun virajlı, stabilize kaplı ve çukurlar oluşması nedeniyle kasa içinde rulo halindeki demir levhanın takozlardan kurtulup, yerinden kayıp kasa kapaklarını kırarak yere düştüğünü, tamirat ve tamir süresince kazanç kaybı olmak üzere toplam 8.195,00 TL zarar oluştuğunu ileri sürerek, bu meblağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hasarın Genel Şartlar'ın 1. maddesinde yazılı bulunan hallere uygun olarak oluşmadığını, talep miktarının da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, istiap haddinin aşılmadığı, bu nedenle olayın teminat kapsamında kaldığı, tamir bedeli dışında kalan işten kalma zararının teminat dışı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalıya kaskolu araç içindeki demir rulo yükünün, seyir sırasında takozlardan kurtulup, kasa kapağını kırması sonucu yola düştüğü çekişmesiz olup, araçta oluşan hasarın tamir bedeli de talep edilmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, rizikonun teminat dışı kaldığını savunmuş, mahkemece, riziko teminat kapsamında görülerek, bu istemin kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davanın dayanağını teşkil eden kasko sigorta poliçesi genel şartlarının sigortanın konusunu belirleyen 1 nci maddesinin 2 nci fıkrasına göre, Gerek hareket halinde, gerek durma halinde iken sigortalının ve aracın kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit ve hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet veya muziplikle yaptığı hareketler sigorta kuvertürü altına alınmış bulunmaktadır. Bir rizikonun sigorta kuvertürü altında olup olmadığı öncelikle bu madde çerçevesine girip girmediği incelenerek belirlenmeli, şayet bu madde kapsamına girdiği saptanırsa sigortacının bu rizikodan sorumlu olup olmadığı, aynı genel şartların Teminat Dışında Kalan Zararlar ile Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilecek Zararlar maddelerine göre belirlenmelidir. Bu durum karşısında mahkemece, yükün araca hasar vermesi halinin, sigortanın konusuna giren zararlardan olmadığı, ek teminat da verilmediği gerekçesiyle, davanın bu istem bakımından reddine karar verilmesi gerekirken, davanın bu istem bakımından kabulü doğru görülmemiştir. Dairemiz'in emsal kararları da bu yöndedir. (26.04.2004 tarih ve 2003/10243 Esas, 2004/4472 Karar sayılı).
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan bölümünün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy