(818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 21.02.2007 tarih ve 2005/50-2007/39 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya, içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı A. D. Tic. A.Ş.'ye kredi kullandırdığını bu kredinin teminatı olmak üzere davalı bankanın 3 adet teminat mektubu verdiğini, kredi kullanan A. firmasının kredi borcunu zamanında ödemeyip temerrüde düşmesi üzerine davalı bankadan teminat mektuplarının tazmin edilmesinin talep edildiğini ancak tazmin edilmediğini, dava tarihine kadar toplam 2.118.730.079.747 TL borcun ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000.000.000 TL'nin temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, deva dışı A. firmasının 01.02.2001, 07.02.2001, 12.02.2001 tarihli teminat mektuplarının ödenmesi talimatı üzerine dava dışı firmanın müvekkili bankada blokeli hesapların çözülmesi suretiyle dava konusu teminat mektuplarının karşılığının davacı bankaya EFT yolu ile transfer edildiğini, teminat mektuplarının konusuz kaldığını, davacının kötüniyetli olarak ATGS firmasının kredi borcunu tahsil etmeye çalıştığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı A. firması tarafından davalı bankaya verilen EFT talimatları, T.C. M. Bankası tarafından belirlenen efektif satış döviz kuruna göre belirtilen tutarların yapılan ödeme tarihlerinin davalı savunmasını doğruladığı, davacı bankaya EFT yoluyla transfer edilen miktarlar ile teminat mektuplarındaki miktarların hemen hemen aynı olduğu, aradaki küçük farkın 2001 yılına döviz kurundaki aşırı dalgalanmadan kaynaklandığı, T.C. M. Bankasının 01.02.2001, 07.02.2001, 12.02.2001 tarihli döviz satış kurlarına göre belirlenen miktarların teminat mektuplarının TL karşılığına tekabül ettiği, söz konusu tarihlerdeki EFT tutarlarının her birinin teminat mektubu bedellerini karşılamakta olduğu, davalı bankanın dava dışı A. firmasının ödemeye ilişkin müracaatlarını davacı bankanın teminat mektuplarının tazminini talep ettiği şeklinde yorumladığı, davalı banka tarafından davacı bankaya gönderilen 12.02.2001 tarihli yazı içeriğine göre, her bir EFT tutarı ve her bir havaleye ilişkin olarak ilgili teminat mektupları belirtilerek dava konusu teminat mektuplarının iadesinin istendiği, davalının dava konusu teminat mektuplarının bedelini A.firmasının davalı bankada mevcut bloke konulmuş hesaptaki blokenin kaldırılarak bu hesaptan davacı bankaya ödediği hususunun da davalı savunmasını desteklediği, basiretli bir banka yönetiminin dava dışı firmanın başka bir kredi borcunu kendi lehine blokeli hesapları kullanarak ödemeyeceğinin gözden kaçırılmaması gerektiği, davacı banka EFT dökümlerinde hiçbir açıklama bulunmadığını savunmakta ise de basiretli bir bankanın açıklama bulunmayan EFT ile kendisine gönderilen havalenin ne için gönderildiğini araştırarak sonucuna göre işlem yapması gerekirken herhangi bir araştırmaya girmeyip kredi borcuna karşılık yapıldığını kabul edip gönderilen parayı A. firmasının borcuna mahsup etmesinin uygun olmadığı, davacıya davalı tarafından EFT yoluyla yapılan ödemenin teminat mektupları karşılığı yapıldığı ve davalının teminat mektuplarından kaynaklanan bir borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankaca düzenlenen teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıya davalı tarafından EFT yoluyla yapılan ödemenin teminat mektupları karşılığı yapıldığı ve davalının teminat mektuplarından kaynaklanan bir borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Banka teminat mektuplarında sözleşme metnine sıkı sıkıya bağlılık ilkesi geçerlidir. Bankanın borcunun muaccel olmasını teminat mektubunun niteliğinden hareketle tespit etmek gereklidir. Bankanın muhataba vermiş olduğu teminat mektubu ilk talepte ödeme kaydını ihtiva ediyor ise muhatabın usulüne uygun ödeme talebinde bulunması ile bankanın borcu muaccel hale gelecektir.
Teminat mektuplarının metninde, genellikle bankanın yazılı talebi üzerine ödeme yapılabileceği kabul edilmektedir. Dolayısıyla, muhatabın tazmin talebinin yazılı olması gereklidir. Sözlü tazmin talebinde bulunulması halinde, bankanın ödeme yükümü doğmayacak, ödeme talebi reddedilecektir. Banka uygulamalarında nadiren de olsa görüldüğü gibi, bankanın sözlü tazmin talebinde bulunan muhataba, teminat mektubunun iadesi karşılığında Ödemede bulunduğu görülmektedir. Sözlü tazmin talebinde bulunulduğunda, banka ödemeden kaçınır ise bu halde borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlerin uygulanması söz konusu olamaz Çünkü bu halde usulüne uygun bir ödeme talebi yoktur, Banka sözlü Ödeme talebine istinaden muhataba ödeme yapar ise daha sonra lehdara rücu aşamasında bir kısım problemlerle karşılaşılacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı banka tarafından düzenlenen teminat mektubu, ilk yazılı talepte ödeme kaydını havi nitelikte bir mektuptur. İlk yazılı talepte ödeme kaydını havi banka teminat mektuplarında banka, muhatabın yazılı talebi üzerine herhangi bir itiraza mahal vermeden ve muhataptan teminat mektubuna dayanarak talepte bulunma hakkının olduğunu ispat etmesine gerek kalmadan ödeme yapmayı taahhüt etmektedir. Dava konusu 3 teminat mektubunda da ilk yazılı talep üzerine ödeme yapılacağı kaydı mevcuttur. Davacı bankanın dava dışı A. D. Tic. AŞ'ye gönderdiği 25.01.2001 tarihli 1771, 1772 ve 1775 sayılı talep yazılarının içeriğinden kullanılan kredilerin faizli bakiyesinin belirtilen vadelerinde ödenmesini istediği anlaşılmaktadır, Bunun üzerine dava dışı A. Dış Tic. A.Ş.'nin davalı E. AŞ.'ye gönderdiği 01.02.2001, 07.02.2001 ve 12.02.2001 tarihli 11 adet talimatta dava konusu toplam 1.366.000 USD'nin dava konusu teminat mektuplarına istinaden muhtelif kredi Ödemesi olarak davacı E.'a EFT yapılması talep edilmiştir. Bu talimatlarda teminat mektuplarına İstinaden bildirilen miktarın kredi ödemesi olarak EFT yapılması istendiği görülmektedir. Davacının, teminat mektuplarının ödenmesi konusunda yazılı bir talebi bulunmamaktadır. Davacının talebi, kredi borcuna yönelik olup teminat mektuplarının ödenmesine yönelik değildir. EFT notlarında da teminat mektupları karşılığı yapıldığını teyit eder nitelikte bir açıklama yer almamaktadır. Her ne kadar davalı banka A. firmasının banka nezdinde bulunan blokeli hesaptan mektup bedellerinin ödendiğini savunmuş ise de bu hususun tarafların iç ilişkisini ilgilendirdiği davacıya karşı bir sonuç doğurmayacağı nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yanlı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy