(6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.10.2007 tarih ve 2006/806 - 2007/622 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen Amerika taşıması sırasında uğradığı hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, (15.173,00) YTL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıyıcı değil asıl taşıyıcının acentesi olduğunu, bu nedenle müvekkiline doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımaya ilişkin 30.09.2005 tarihli konişmentonun taşıyıcı sıfatıyla davalı tarafından düzenlendiği, davalının davacı şirket sigorta ettireninden navlun bedelini de fatura düzenleyerek tahsil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." Değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul İli mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Davaya konu uyuşmazlık ise deniz taşıması sırasında meydana geldiği iddia edilen zarar nedeniyle ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü 6762 Sayılı TTK'nun "Deniz Ticareti" başlıklı dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirmektedir. Böyle bir uyuşmazlığın çözümüne yönelik davanın görülüp sonuçlandırılacağı yargı mercii ise davanın açıldığı 22.11.2006 tarihinden önce kurularak faaliyete geçen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi olmalıdır. Bu nedenle kararın öncelikle görev noktasından bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2009 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy