(818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.12.2007 tarih ve 2006/385-2007/382 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait davalı Bankanın Karşıyaka Şubesindeki döviz hesabında bulunan 21.000 Euro'nun müvekkilinin bilgisi ve izni dışında davalılardan M. Z. tarafından internet hesabına girilerek tanımadığı C. Ü. adlı şahsın ... bank A... G... Şubesindeki hesabına EFT yapıldığını, işlemlerin 10 ve 11 Mart 2005 tarihlerinde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bunu 14.03.2005 tarihinde bankaya para çekmek için gittiğinde öğrendiğini ileri sürerek, müvekkilinin banka hesabından çalınan 21.000 Euro'nun karşılığı 35.892,56 YTL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Banka vekili, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın yetki, husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Davalı M. Z., internet cafe işletmecisi olduğunu, olayı internet cafesinde gerçekleştirenlerden kendisinin de şikayetçi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının olayda bir kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın da olayda kusurlu olmamasına rağmen olayın meydana gelmesine bir kısım teknolojik eksikliklerin neden olduğu, davalı Bankanın internet bankacılığında kullanılan erişim mekanizmasını daha güvenli hale getirecek teknolojileri kullanması ile bu tür problemleri önlemesi mümkün olabilecekken bu ve buna benzer önlemleri almadığı, elektronik personelin yeteneğini arttırıcı, daha iyi bilgilerle donatılmadığı, bu durumun bankanın davacıya sağlaması gereken güvenlik konusunda bir eksiklik olduğu, dolayısıyla, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve davacının oluşan zararlarından sorumlu bulunduğu, diğer davalı M. Z.'in haksız fiil eylemlerini gerçekleştirdiğinin kanıtlanamadığı, ceza kovuşturmasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle, davalı Bankaya karşı açılan davanın kısmen kabulü ile 35.870,00 YTL.'nin 10.03.2005 tarihinden itibaren artan ve eksilen oranlarda reeskont faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer davalı hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Banka vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının işbu davada tüm alacağının hüküm altına alınmış olmasına, bu bağlamda artık ceza mahkemesince bloke konulan ve yediemin sıfatı ile davacıya teslim edildiği anlaşılan 4.097,13-YTL. üzerinde davacının bir hakkının olamayacağının kabulünün gerekmesine, davalı Bankanın ceza mahkemesince bloke konulan anılan paranın akıbeti konusunda oluşturulacak kararı müteakip hak talep edebilmesinin mümkün bulunmasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılardan Banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.488,68 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy