(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.09.2007 tarih ve 2005/403-2007/454 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, düzenlenen faturalardan bakiye borcunu ödemediğini, tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aldığı hizmetin karşılığı düzenlenen faturaların bedelini ödediğini, davacıya bir borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalıya iddia edilen hizmetin verildiğinin, faturaların teslim veya tebliğinin kanıtlanmadığı, ibraz edilen konişmentolar ile faturaların ilişkilendirilmediği gerekçesiyle davanın reddine davalı yararına icra tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma ücretinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırmaya ve incelemeye dayanmadığı gibi, temel alınan bilirkişi raporları da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Dosya kapsamından taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf davalıya verilen taşıma hizmeti dolayısıyla bakiye alacağının olduğunu ileri sürerek icra takibinde bulunmuştur. Alacağının dayanağı olarak da bir takım faturalar ile taşıma belgeleri ibraz etmiştir. Davalı vekili ise, müvekkilinin aldığı taşıma hizmetinin bedelini ödediğini, bir borcunun kalmadığını, bir kısım faturaların hizmet verilmeden düzenlendiğini savunmuştur. Yapılan bilirkişi incelemesinde davacının faturaları toplu olarak defter ve kayıtlarına işlediği, alacağını şüpheli alacaklılar kısmında gösterdiği tespit edilmiştir. Davalı defter ve kayıtlarından ise davacıya çeşitli tarihlerde ödemeler yaptığı anlaşılmıştır. Ancak, davacının faturaların dayanağı olduğu ileri sürülen taşıma senetleri içerikleri ve bu taşıma hizmetinin verilip verilmediği hususları hiç irdelenmemiştir. Davacı taraf dayandığı faturaların kapsamı taşıma hizmetlerini verdiğini kanıtlamak durumundadır.
Bu durum karşısında, taşıma senetlerinin dayandığı gümrük belgeleri getirtilip, aralarında taşıma hukukçusu uzmanın da olduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, kapsamları taşıma hizmetinin davalıya gerçekten verilip verilmediğinin, davacı ödemelerinin taraflar arasındaki hangi taşıma veya taşımalara ilişkin olduğunun tespit edilmesi yönlerinde rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, haksız takip tazminatına hükmedilmesi için takibin kötü niyetle yapıldığının iddia ve ispat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda taraflar arasında yazılı olmasa da fiilen cari hesap şeklinde işleyen bir taşıma ilişkisi mevcuttur. Davacı taraf taşıma ücretinden bakiye alacağının olduğunu iddia ederek takipte bulunmuştur. Ancak, davacının kötü niyetle takip yaptığı hususu kanıtlanmamıştır. Bu durum karşısında, kötü niyet(haksız takip) tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy