(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kiraz Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 5.5.2007 tarih ve 2006/146 - 2007/125 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine imzaladıkları 2198 numaralı borç senedinden dolayı ilamlı icra takibi başlattığını, kendilerinin borçlarını ödediklerini, dava dışı A. K.'ın borcundan dolayı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu bulunduklarını, kefalet limiti 388,50 YTL olduğu halde davalının fazladan talepte bulunduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 1.991,50 YTL'nın 5.5.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, ayrıca %40 oranında tazminatın alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kefillerin temerrüde düşürüldüğünü, borcun ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının müşterek borç ve müteselsil kefalet senedine istinaden davacılar aleyhine ilamlı icra takibi yaptığı, alacağın haricen tahsil edildiği, icra dosyasının feragatle kapandığı, davacıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatlarının olduğu, borçlarının belirlendiği, icra ceza ilamı ibraz edilmediğinden buna ilişkin vekalet ücretinin istirdat isteminde dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.195,86 YTL'nın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla fazla ödendiği iddia edilen meblağın istirdadına ilişkindir. Davacıların 2198 numaralı borç senedi uyarınca davalıdan ayrı ayrı kredi kullandıkları, ayrıca kullanılan toplam kredi borcuna müşterek borçlu ve müteselsil kefil bulundukları, davacıların kendi kredi borçlarını ödedikleri, ancak dava dışı kredi kullanan kişinin borcunu ödememesi sonrasında davalı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla haklarında yapılan icra takibi sonrasında ayrıca ödeme yaparak takibi sonlandırdıkları hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, davacıların icra takibinde yaptıkları ödemenin sorumlu oldukları borç tutarının üzerinde olup olmadığı, fazla ödemeleri varsa bunun istirdadının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak;
Bu rapor karar vermeye yeterli olmadığı gibi, doğru değerlendirmeler de içermemektedir. Kefil, kefalet limit ve kendisinin temerrüdünün sonuçları ile sorumludur. Uyuşmazlığın temelini oluşturan borç senedinde hesaplamanın nasıl yapılacağı, borcun vadesi ve temerrüt halinde uygulanacak faiz oranı tereddütsüz şekilde belirlenmiştir. Mahkemenin kabulünün aksine müşterek borçlu ve müteselsil kefiller için de vade tarihi açıkça tespit edilmiştir. Bu durum karşısında, davacıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluklarının uyuşmazlığın temelini oluşturan senet metnine bağlı olarak tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca, davacıların ödeme yaptıkları tutar içerisinde haklarında icra ceza mahkemesince açılan davanın vekalet ücreti ve diğer giderleri de olduğu savunulmuştur. Ceza mahkemesi sebebiyle yapılan ödemeler, kefalet sorumluluğu içerisinde değildir. O halde, gerçekten böyle bir davanın olup olmadığı araştırılıp, şayet ödenen miktar içerisinde icra ceza mahkemesi dolayısıyla yapılan giderler mevcut ise bu giderler mahsup edilerek varsa istirdada konu miktarın tespit edilmemesi de kabul şekli bakımından yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy