(6098 S. K. m. 49)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Birecik Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.04.2007 tarih ve 2004/323 - 2007/156 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalıların işleten ve sürücü olduğu araçla taşınması sırasında meydana gelen kaza sonucu hasarlandığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 4.620.000.000.-TL'nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. S. M. vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davayı cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya sigortalı emtianın davalıların işleten ve sürücü olduğu araçla meydana gelen kaza sonucu hasarlandığı, sürücü davalının %40 oranında kusurlu bulunduğu, gerçek zararın 4.620,00 YTL olarak tespit edildiği, kusur oranına tekabül eden kısımdan davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.848,00 YTL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacının taşıma rizikolarına karşı sigortaladığı emtianın davalı S. T.'in işleten, diğer davalının ise sürücü olduğu araçla taşındığı, davalı sürücünün %40 oranında kusurlu olarak karıştığı kaza sonucu sigortalı emtianın hasarlandığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. TTK'nun 781.maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içerisinde uğradığı ziya ve hasardan sorumludur. Ancak, hasar veya ziyanın kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut ayıp ve noksanlardan veyahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilir. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Esasen, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusuru olmadığını kanıtlamak zorundadır. Bu nedenle, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması daha zorlaştırılmış, BK'nun 96.maddesinde borçlu için düzenlenen ispat kuralından daha ileri noktaya taşınmıştır.
Taşıyıcının zararın meydana gelmesinde kısmen kusurlu olması tazminatın, kusur oranına göre tahsiline gerektirmez. Taşıtana kusur izafesi mümkün olmadığı sürece, taşıyanın kısmen kusurlu olma durumundan yararlanması mümkün değildir. Bu durum karşısında, somut olayda zararın taşıyanın yardımcısı konumundaki ve eylemlerinden sorumlu olduğu diğer davalı sürücünün %40 oranında kusurlu olarak karıştığı kaza sonucu meydana geldiği, dava dışı araç sürücüsünün %60 oranında kusurlu bulunduğu ve taşıtana bir kusur izafe edilmediği, haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olan davalı sürücü ile taşıyandan zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği dikkate alınıp, belirlenen tazminatın kusur oranı esas alınmadan davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy