(818 S. K. m. 118)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2007 tarih ve 2005/1117-2006/892 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin işlettiği lokantada verilen grup yemeği sonucunda (4.550)YTL tutan hesabın kredi kartı ve davalı bankaya ait POS cihazı aracılığı ile ödendiğini, davalı bankanın kredi kartının sahte olduğu gerekçesiyle ödeme yapmadığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının işlem sırasında gerekli özeni göstermediğini, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmede ve BK.nun 118. maddesinde düzenlenen hakkını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından müvekkilince gerekli tüm kontroller yapıldıktan sonra dava konusu işlemin gerçekleştirildiği, dolayısıyla müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığı iddia edilmiş, davalı banka vekili tarafından ise dava konusu işlemin yurt dışı kart hamilinin bilgilerinin kopyalanması suretiyle oluşturulan sahte kart ile yapıldığı, ortada kuşku duyulması gereken birçok işlem bulunduğu halde davacının sözleşmede kendisine yüklenen yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmediği, dolayısıyla müvekkilinin işlem bedelini bloke etmekte haklı olduğu savunulmuş, mahkemece tarafların bu iddia ve savunmaları konusunda hiçbir inceleme yapılmadığı gibi karar yerinde de hiçbir gerekçe gösterilmeden hüküm kurulmuştur.
Oysa bu türden bir uyuşmazlıkta mahkemece tarafların dava konusu işlemle ilgili tüm delilleri toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılarak, öncelikle dava konusu işlemin nasıl gerçekleştiğinin ayrıntılı bir şekilde tespit edilmesi, daha sonra somut olayın tespit edilen özellikleri itibariyle tarafların sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi, ayrıca davalı bankaya uluslararası işlemlerde geçerli olan geri ibraz süreleri içinde yurt dışı kart hamili banka tarafından her hangi bir talepte bulunulup bulunulmadığının ve davalı bankaca ne gibi işlem yapıldığının araştırılması gereklidir.
O halde mahkemece yukarıda belirtilen bilgi ve belgeler getirtildikten sonra, uluslararası kredi kartları konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılması ve dava konusu işlemin gerçekleşme şekli itibariyle tarafların kusur ve sorumluluklarının ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir inceleme yapılmadan ve karar yerinde hiçbir gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy