(6762 S. K. m. 716) (6102 S. K. m. 804)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.11.2007 (tarih ve 2007/5-2007/42 li sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz, dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, keşidecisi dava dışı firma olan 27.02.2006 tarihli ve 50.000.00 YTL bedelli çekin davalı Bankaya ibraz edildiğini, çalışanları tarafından üzerinin çizildiğini, anılan çekin müvekkili tarafından kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icraya konulduğunu, davalının personelinin yasaya aykırı işlemi sonucu kambiyo vasfını yitirdiği gerekçesiyle icra mahkemesince iptaline karar verildiğini, müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, munzam zarar ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak şimdilik 6.500.00 YTL nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin kredi müşterisi olduğunu, aldığı kredinin teminatı olarak bu çeki müvekkiline ciro ettiğini, bankaya ödenmesini teminen çizgili çek haline getirildiğini, ibrazında karşılıksız olduğu şerhinin vurulduğunu, kredinin tahsil edildiğini, davacıya iade edildiğini, çizgilerin iptal şerhi vurulduğunu, iddiaların yersiz olduğunu davacının halen alacak hakkına dayalı olarak talepte bulunabileceğini savunarak, davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından uyuşmazlığa konu çekin davalı şubesine ibraz edildiği, davalı personelince çizilmesi sonrasında davacıya iade edildiği, sorumlular aleyhine takibe konulduğu, şikayet üzerine çizilen çizgiler dolayısıyla çekin kambiyo vasfını yitirdiğinden takibin iptal edildiği, kararın kesinleştiği, davalının TTK.nın 716/son maddesi uyarınca zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 6.500.00 YTL.nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hamil sıfatıyla ibraz edilen çekin çizilerek kambiyo senedi vasfının ortadan kaldırıldığı ve bu nedenle zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacının hamil bulunduğu çekin keşidecisi ile cirantası aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığı, çekin çizilerek iptal edildiği ve kambiyo senedi vasfını kaybettiği iddiasıyla cirantanın davacı aleyhine icra hukuk mahkemesinde takibin iptali için açtığı davanın kabul edildiği, ciranta bakımından takibin iptaline karar verildiği, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili müvekkilinin hamil olduğu bu çeki tahsil amacıyla davalı Banka'ya ibraz ettiği sırada şubede görevli personel tarafından çizildiğini, daha sonra çizgilerin iptal edilerek gerekli iptal kaşesinin vurulduğunu, zarara uğratıldığını iddia etmiştir. Her ne kadar çekin bu şekilde çizilmesi suretiyle kambiyo vasfını yitirdiği iddiasıyla ciranta tarafından icra hukuk mahkemesinde açılan dava kabul edilmiş ve tesis edilen karar kesinleşmiş ise de bu durum, takip hukuku bakımından sonuç doğurur. Davacının çeke dayalı olarak kendi cirantasına karşı alacak davası açmasına engel teşkil etmez. Ayrıca, davacının davalı Banka aleyhine böyle bir dava açabilmesi, çek bedelinin asıl sorumluları bakımından tahsil imkanı bulunmadığı takdirde söz konusu olabilir. O halde, davacının keşideci ve cirantası aleyhine çekten dolayı tüm hukuki yolları kullandığı ve buna rağmen alacağını tahsil etme imkanı kalmadığı takdirde davalıya karşı tazminat davası açma hakkının doğacağı, henüz cirantaya başvurmadığı, tazminat davasının erken açıldığı dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz, peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy