(818 S. K. m. 41, 43, 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 12. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.05.2007 tarih ve 2006/145-2007/206 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 12.05.2009 gününde davacı avukatı G. Ö. Ç. ile davalı avukatı S. B. gelip, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştır. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan aldığı kredi kartı ile yaptığı alış verişlerden doğan dönem borçlarını düzenli olarak ödediğini, 09.02.2006 son ödeme tarihli 4.972.46 USD borç için bankaca 01.02.2006 tarihinde keşide edilen ihtarname ile borcun ödenmediğinden bahisle kartın iptal edildiğini, anılan borcu süresi içinde ödediğini, buna rağmen davalının kredi kartını tekrar kullanılır hale getirmediğini ve keşide edilen ihtara da yanıt vermediğini, mart ayının başlangıcından aylar önce satın almak üzere anlaşmasını yaptığı bir konut için dava dışı Oyakbank A.Ş.'ne 256.000 YTL'lık kredi başvurusunda bulunduğunda davalı bankaya kanuni takip kaydı ile aktarılmış borç bulunduğu gerekçesiyle kredi talebinin reddedildiğini, davalı bankanın haksız ve lakayt tutumu nedeniyle davacının ticari itibarının zedelendiğini ve manevi olarak da zarar gördüğünü ileri sürerek, şimdilik 1.000 YTL maddi, 50.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 16.01.2005/21.01.2005 tarihleri arasında yurt dışında toplam 2.679.38 USD'lik alış veriş yaptığını, bu harcamaya karşılık 29.01.2005 tarihinde 2.679 USD'lık ödeme yaptığını ve 0.38 USD bakiye kaldığını ve müteakip 11 ayda başkaca harcama yapmadığını her ay gönderilen hesap ekstresi ile nihayet 08.01.2006 ile 29.01.2006 tarihleri arasında yapılan harcamalarda gecikmeye giren meblağın takip hesabına aktarılması ve kat edilmesi için banka otomasyon sistemindeki sınırın aşılması nedeniyle sistemin hesap kat'ını gerçekleştirdiğini ve davacının önceki bakiyesinden ötürü gecikmeye giren davacıya ihtarname keşide edildiğini, ancak davacı aleyhine herhangi bir takip işlemine girişilmediğini ve durumun hiçbir merkeze bildirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlara göre, davacının çok cüz'i de olsa bankaya olan borcunu uzun süre ödemediği, banka otomasyon sistemi gereğince en son yapılan harcamalara ait limitin aşılması sonucu sistemin hesabı otomatik takip göstermesi ve buna dayalı olarak davalı bankanın davacıya ihtar keşide etmesi ile dava dışı bankanın otomasyonda görünen işleme dayalı olarak kredi talebini reddetmesinde davalı bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının ihtara rağmen borcu ödemediği ve karşı ihtarla itirazda bulunduğu ve kendi davranışı ile sonucun ortaya çıkmasına neden olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı hamili olan davacının hesabının haksız olarak katedilip diğer bankalardan da kredi kullanma hakkının engellenmesi suretiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının kendi eylemi nedeniyle mevcut sonucun ortaya çıktığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanılması sonucunda oluşan çok cüzi bir borcun 1 yıla yakın süreç içinde ödenmemesi ve bu süreden sonra tekrar kullanım ile aşılan alt limit nedeniyle banka sisteminin davacının hesabını otomatik takip göstermesi sonucunu doğurmuş ve sistem yine otomasyon gereğince diğer banka sistemlerince gözlenebilir nitelikte olduğundan davacının başka bir bankaya yaptığı kredi başvurusu reddedilmiştir.
Dosyada mevcut kredi kartı ekstrelerine göre 29.01.2005 tarihinde davacının borcu 2.679, 38 USD iken aynı tarihte 2.679 USD ödenmiş 0, 38 USD borç kalmış, kredi kartı 29.01.2006 tarihine kadar kullanılmamış, bu tarihteki kullanım ile borç 4.932, 46 USD'ne ulaşmıştır. Bu tutarın içinde bu tarihe kadar 0, 38 USD'na baliğ olduğu 0,48 USD'de yer almaktadır. Yani 29.01.2006 tarihi itibarıyla davacının ödenmemiş borcu 0,48 USD dır. 4.972 USD'lık harcamaya ilişkin son ödeme tarihi ise 09.2.2006 dır. Ancak, banka otomasyon sisteminde 1 yıldır ödenmeyen 0,48 USD'nin 4.972 USD'lık harcama ile birleşmesi sonucunda alt limit aşılmış göründüğünden banka sistemi hesabı otomatik olarak katetmiş ve buna dayalı olarak da bankaca 01.02.2006 tarihinde davacıya ihtarname keşide edilmiş, toplam 4.972,46 USD'nin noter masrafı ile birlikte 7 gün içinde ödenmesi, sözleşmenin feshedildiği bildirilerek kartın iade edilmesi istenmiştir. Bu ihtar 08.02.2006 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı, ihtarnamede verilen sürede ve aslında 4.972 USD'lik harcama tutarını da son ödeme tarihi olan 09.02.2006 tarihinde ödemiştir. İhtarda verilen süre henüz dolmamıştır. Buna rağmen davacı bankanın sisteminde oluşan olumsuz kayıt bankaca 16.03.2006 tarihinde giderilmiş ve hiçbir sorun kalmadığı da belirterek 21.03.2006 tarihli yazı ile davacıdan özür dilenmiştir.
Davacının ödemesi taahhüt edilen son ödeme tarihinde yapılmış olup, banka otomasyonu buna rağmen davacının hesabını 16.03.2006 tarihinde dahi olumsuz kayıt olarak göstermiş ve bu yüzden de davacı, dava dışı bankadan kredi kullanmamıştır. O halde bankanın sisteminden kaynaklanan kusuru ve sorumluluğu mevcuttur. Mahkemece davacının taleplerinin bu açıdan değerlendirilip sonucuna göre karar vermek gerekir iken, tüm kusurun davacıya izafesi ile red kararı verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 625 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2009 oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy