(6762 S. K. m. 133)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/12/2007 tarih ve 2005/330-2007/803 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı - karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketinin acentesi olduğunu, davalı tarafça sözleşme şartlarının değiştirildiğini ve müvekkilinin geriye dönük olarak borçlandırıldığını, aralarındaki görüşmelerle müvekkilinin (4.100.000.000) TL borcunun bulunduğu konusunda mutabakata vardıkları halde davalı sigorta şirketince sözleşmenin feshedildiği, feshin daha sonra müvekkilince de kabul edildiğini ileri sürerek, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini ve tazminat haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkilinin (4.100.000.000) TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, 21.10.2003 tarihli ıslah dilekçesiyle bu kez (13.203.416.428) TL alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, acentelik sözleşmesinin 13.06.2000 tarihinde feshedildiğini, taraflar arasında herhangi bir mutabakatın bulunmadığını, davacı acentenin (16.566.756.325) TL borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece Dairemiz'e ait 21.06.2005 tarihli ilama dayanılarak, davacı - karşı davalı vekilinin asıl davada müvekkilinin talebinin (4.100) YTL borçlu bulunmadığının tespiti olduğunu bildirdiği, davalı - karşı davacının davacı - karşı davalı acenteden 25.07.2000 dava tarihi itibariyle (23.418,98) YTL, 17.08.2000 karşı dava tarihi itibariyle (21.673,40) YTL alacaklı olduğu, ancak davalı - karşı davacı ticari defterlerine göre dava tarihi itibariyle tespit edilen cari hesap borç bakiyesinden, dava tarihinden sonra yapılan ve fakat dava tarihinden önceki dönemde düzenlenen poliçelere ilişkin olan tahsilatların ve poliçe iptallerinin düşülmesi gerektiği, bu düşüm neticesinde davacı - karşı davalının davalı - karşı davacı sigorta şirketine dava tarihi itibariyle (13.764,21) YTL borcunun bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile (16.566,75) YTL'nın 17.08.2000 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalı - karşı davacıdan tahsiline, ancak borç miktarının 01.10.2001 tarihinde (13.764,21) YTL'na düştüğünün infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı - karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava ve karşı dava, acentelik sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece görüşüne başvurulan önceki bilirkişi raporlarının tamamında davalının kayıtlarına göre davacı acenteden alacaklı gözüktüğü, ancak mükerrer, yanlış ve noksan kayıtlar gözetildiğinde gerçek alacak miktarının daha az olduğu, hatta davalının davacı müşterilerine gönderdiği ve acenteliğinin feshedildiğine ve bundan böyle davacıya prim ödememeleri gerektiğine dair yazı dikkate alındığında, tahsilatı davalı yanca engellendiği halde iptali yapılmamış poliçelerden dolayı davacının uğradığı zararın da borcundan düşülmesi gerektiği, bu durumda davacının borçlu değil alacaklı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan son bilirkişi raporunda ise sadece davalı defter ve kayıtlarına göre davacının ne kadar borçlu gözüktüğü yönünde yüzeysel bir tespit yapılmış, daha önceki raporların tamamında belirtilen hatalar konusunda hiçbir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, önceki raporlarda belirtilen ve yukarıda açıklanan tespitler konusunda hiçbir değerlendirme içermeyen bilirkişi raporuna dayanılarak eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı- karşı davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy