(818 S. K. m. 19, 81) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.12.2007 tarih ve 2006/149 - 2007/364 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.01.2009 gününde davacı avukatı gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 18.04.2002 tarihli sözleşme kapsamında Haziran 2002 / Nisan 2006 tarihleri arasında yapılan kaçak elektrik kullanımına ilişkin ihbar bedellerinin bir kısmının ödenmediğini ileri sürerek, 73.276,88 YTL'nın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin eki Teknik Şartname'nin 3.1.3. maddesi gereğince, kaçak ihbarlarının alınmasından sonra kaçak elektrik kullanıldığının tutanağa bağlanması ve fatura tahakkuk ettirilmesi şartıyla ödemenin yapılacağını, tutanağa bağlanıp fatura tahakkuk ettirilen ihbar bedellerinin ödendiğini, her ihbarın davacıya ücret talep hakkı vermeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, sözleşmenin eki olan Teknik Şartname'nin 3.1/5. maddesi gereğince kaçak elektrik kullanan abonelerin TEDAŞ'a bildirilmesi durumunda bedel ödemesinin TEDAŞ tarafından kaçağın tespit edilerek tutanağa bağlanması şartına bağlı olduğu, BEDAŞ tarafından tutanağın hangi sürede düzenleneceği konusunda bir şart öngörülmediği, BK'nun 19.maddesi gereğince tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı oldukları, davalı tarafça davacının bildirdiği ihbarların doğru olduğunun ortaya çıktığı takdirde hak edişe dönüşeceği notunu içeren yazının da gönderildiği, henüz tutanağa bağlanmamış ihbarlar için davalının ödeme yükümlülüğünün doğmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yanlar arasında imzalanmış 18.04.2002 tarihli sözleşme kapsamında davacı tarafından verildiği iddia edilen kaçak elektrik kullanımına ilişkin ihbar bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, sözleşmenin 3.1/5. maddesinde öngörülen kaçak elektrik kullanan abonelerin davalı TEDAŞ'a bildiriminde davacının ihbar ücreti alabilmesinin, anılan ihbarlarla ilgili olarak TEDAŞ'ın tutanak düzenlemesi şartına tabi olduğu, dava konusu edilen ihbarların da henüz davalı TEDAŞ tarafından tutanağa bağlanmadığı, bu nedenle de davacının ihbar ücreti isteyemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlığa konu sözleşmenin 3.1/5. maddesinde davacının ihbarlarının TEDAŞ tarafından ne kadar süre içinde incelenip doğru ihbarların da yine TEDAŞ tarafından tutanağa bağlanacağı konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Davacının ihbar ücreti talebine esas listesine davalı TEDAŞ tarafından verilen şerh ile bir kısım ihbarların henüz tutanağa bağlanmadığı, ihbarların doğru olduğu anlaşılıp tutanağa bağlandığı takdirde ücretlerin ödeneceği belirtilmiştir.
Davacının ücret talebi Haziran 2002/ Nisan 2006 arası dönemde yapılan kaçak elektrik ihbarlarına ilişkindir. Bu dönemde davacı yan toplam 44.930 adet kaçak ihbarında bulunmuş, bu ihbarların 6.376 adedi davalı tarafından tutanağa bağlanıp ücreti ödenmiş, 38.594 adet ihbar ile ilgili herhangi bir tutanak düzenlenmemiştir. Bu ihbarlarla ilgili olarak davalı yanca neden bir inceleme yapılmadığı ve doğru olan kaçak ihbarlarının tespitinin yapılmadığı davalı yanca açıklanmamıştır. Davalı yan, anılan ihbarları tutanağa bağlamaya yeterli elemanlarının olmadığını savunmaktadır. Ancak, yine sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak gösterilen Teknik Şartname'nin 10.10.2.d maddesinde kaçak ve abonesiz elektrik kullanımlarının TEDAŞ'a bildirilmemesi halinde, uygulama yılının ana hizmet bedelinin 50 katı ücretin ceza olarak davacı yükleniciden alınacağı belirtilmiştir.
Davalı yan, bir yandan şartname ile davacının asılsız ihbarları için ceza öngörülmüş iken, öte yandan bildirilen ihbarların doğru olup olmadığının tespiti açısından tutanak düzenleme yükümlülüğü altında olduğu halde ihbarların büyük bir kısmı için herhangi bir inceleme yapmamakta ve doğru ihbar ücreti alacağının doğumunu sürüncemede bırakmaktadır.
Mahkemece, BK'nun 19.maddesi gereğince tarafların sözleşmeye bağlı olduğu ve henüz tutanağa bağlanmamış ihbarlar için davalının ücret ödeme yükümlülüğü bulunmadığı kabul edildiği halde, davalının yine sözleşme ile yükümlü olduğu kaçak elektrik kullanımı ile ilgili tutanağı makul süre içinde yerine getirmesi gerektiği hususu göz ardı edilmiştir.
Davacının, BK'nun 81.maddesi gereğince kendi edimini yerine getirmiş ve davalının da edimini yerine getirmesini istemiş olmakla, MK'nun 2/1.maddesi gereğince davalı, sözleşme gereğince davacının ihbarlarının doğru olup olmadığını iyiniyet kuralları içinde makul sürede değerlendirip tutanağa bağlanması gerekenleri tutanaklayıp ücretini de davacıya ödemelidir. O halde mahkemece davalının savunmalarını yukarıda açıklanan çerçeve içinde değerlendirip sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanana nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 625,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy