(6762 S. K. m. 324, 434)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.02.2008 tarih ve 2007/755-2008/31 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişilerin diğer davalı şirketin ortağı olduklarını, şirketi davalı ..ve…'in temsile yetkili olduklarını, şirketi yönetirken usulsüzlük yaptıklarını, şirketin içini boşalttıklarını, üretimin durduğunu, defterlerin usulüne uygun tutulmadığını, açılış ve kapanışlarının yapılmadığını ileri sürerek, şirkete kayyım tayinine, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye payının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davalı gerçek kişilerin husumetleri bulunmadığını, davanın kötü niyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, tasfiyesi istenilen davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı olup, halen faal olduğu gerekçesiyle, davalı gerçek kişilerin davalı olma sıfatı bulunmadığından bu davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı şirketin faal bir A.Ş. olup, TTK. hükümlerine göre anonim şirketlerin ancak münfesih olmaları durumunda bu durumun tespiti için ortakların dava açabileceği, faal bir şirketin fesih ve tasfiyesi için dava açılamayacağı anlaşıldığından davanın bu nedenle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların ortağı olduğu davalı Anonim Şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde ortağı oldukları davalı şirketin diğer davalılar tarafından kötü yönetildiğini, davalı gerçek kişilerin yaptıkları usulsüz işlemlerle şirketin içinin boşaltıldığını, defterlerin usulüne uygun tutulmadığını, şirket sermayesinin muhafaza edilemeyerek kaybedildiğini ileri sürerek şirketin fesih ve tasfiyesini talep etmişlerdir.
Anonim şirketlerin infisah sebepleri T.T.K'nun 434. maddesinde 9 bent olarak sayılmış olup, muhik sebeplere dayanılarak anonim şirketin feshinin istenilmesi olanaklı değildir. Bunun yanında Türk Ticaret Kanununda ortağa şirketin feshini isteme hakkı veren bir hüküm de bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davacılar vekilinin şirketin kötü yönetimi, kar ve zarar hesapları, şirketin içinin boşaltılması gibi iddiaları şirketin iç bünyesine ilişkin ve muhik sebep teşkil edebilecek hususlar olup, bu sebeplere dayanılarak anonim şirketin feshinin istenemeyeceğine ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde ise de, davacılar vekili dava dilekçesinde muhik sebeplerin yanında şirketin sermaye kaybına uğradığını da ileri sürmek suretiyle bu nedenle de şirketin tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.
T.T.K'nun 434/3. maddesinde şirket sermayesinin 324. madde gereğince üçte ikisinin ziyaı halinde şirketin münfesih olacağı düzenlenmiştir. Anılan madde ile şirket sermayesinin 2/3'ünün karşılıksız kaldığının anlaşılması halinde, şirketin kendiliğinden ve otomatikman münfesih sayılması söz konusu değil ise de, şirket genel kurulu toplanmaz ve kaybedilen sermaye hakkında bir karar almaz ise bu taktirde pay sahiplerine şirketin münfesih olduğunun tespiti yolunda dava açma hakkının tanınması gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde şirket sermayesinin kaybedilmesi nedeniyle şirketin tasfiyesini de istemiş olup, çoğun içinde azda vardır prensibi gereği, davacının tasfiye talebinin şirketin münfesih olduğunun tespiti olarak yorumlanması suretiyle işin esasına girilerek davacının bu yöndeki talebinin değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)